Doğru Yetenek, Doğru Zaman, Doğru Partner

IT ekiplerini büyütmek artık sadece bir “işe alım süreci” değil, başlı başına bir strateji konusu. Günümüzde bir IT profesyoneli ararken yalnızca yetkinliğe değil; hız, esneklik, uyum ve sürdürülebilirliğe de ihtiyaç var. Ancak her pozisyonun dinamiği farklı, her adayın da beklentisi. Tam bu yüzden, şirketlerin klasik işe alım yaklaşımlarından çok daha fazlasına ihtiyacı var. 

PEAKUP olarak, yalnızca işe alım hizmeti sunmuyoruz; teknoloji şirketi olmanın verdiği bilgi birikimiyle, teknik doğrulama ve kültürel uyum süreçlerini harmanlayarak uçtan uca bir danışmanlık sağlıyoruz. Ekibimiz, sadece İK değil; teknoloji geçmişine ve ürün geliştirme deneyimine sahip danışmanlardan oluşuyor. Bu sayede, adayın gerçekten o rol için teknik olarak “hazır” olup olmadığını daha ilk aşamada test edebiliyor, müşterilerimize zaman tasarrufu sağlayarak süreçlerini ilerletebiliyoruz. 

İşe alımın her aşamasında aktif rol alıyor; pozisyon analizinden aday deneyimine, teklif sürecinden adaptasyon takibine kadar sizinle birlikte yürüyen bir partner oluyoruz. 

Buna ek olarak yalnızca işe alım danışmanlığı vererek müşterilerimizin kendi kadrolarına yönlendirme yapmıyor, outsource personel modelleriyle de firmalara büyük esneklik sağlıyoruz. Proje bazlı, geçici ya da uzun vadeli destekler için, bordro ve operasyon yükü olmadan hızlıca devreye giriyor; sizin adınıza tüm süreci uçtan uca yönetiyoruz. 

Outsource modelimiz sayesinde müşterilerimiz: 

  • Projelerinizin aksamadan ilerlemesini sağlıyor, 
  • Headcount kısıtlarını aşabiliyor, 
  • Teknik yetkinliği yüksek profesyonellerle zaman kaybetmeden sahaya çıkabiliyor. 

 

Müşterilerimiz, PEAKUP’ı yalnızca bir işe alım danışmanı değil, teknolojiyi anlayan bir çözüm ortağı olarak görüyor. Microsoft iş ortaklığımız ve Ar-Ge merkezimizle entegre çalışan yapımız sayesinde, IT rollerinde neyin kritik olduğunu biliyoruz.
Yazılım geliştirme ekiplerinin nasıl çalıştığını, hangi yetkinliklerin projeyi ileri taşıyacağını çok iyi analiz edebiliyoruz. 

Eğer siz de IT departmanınızı büyütmek, dijital projelerinize çevik bir destek ekibi dahil etmek veya mevcut ekiplerinizi güçlendirmek istiyorsanız, PEAKUP olarak yanınızdayız.
İster kalıcı işe alım, ister dış kaynak personel modeli olsun; doğru aday, doğru zaman ve doğru partnerle çalışmanın farkını yaşayabilirsiniz. 

Hackathon | Teknik Case | Pair Programming: Teknik Değerlendirme Süreçleri Nereye Evriliyor?

Teknoloji dünyasında doğru yeteneği bulmak kadar, onu doğru yöntemle değerlendirebilmek de kritik bir hale geldi. Artık sadece CV üzerinden ya da klasik testlerle alınan kararlar, hem şirketler hem de adaylar açısından yetersiz kalabiliyor.

Geliştirici, veri analisti veya sistem mühendisi gibi teknik roller için uygulamalı değerlendirme süreçleri oldukça yaygınlaşmış durumda. Ancak bu süreçlerin aday deneyimini ve işe alım başarısını doğrudan etkilediği noktada, “Bu yöntemler gerçekten adil ve etkili mi?” sorusu daha fazla önem kazanıyor.

 

Klasik Teknik Testlerin Sınırları

Geleneksel teknik testler, belirli algoritmaları çözmeye veya kısa sürede bir uygulama geliştirmeye odaklanıyor. Ancak birçok aday için bu testler, gerçek iş yaşamındaki koşulları ve beklentileri yansıtmıyor.

Özellikle aşağıdaki konular, bu testlerin adaylar açısından sınırlayıcı olmasına neden olabiliyor:

  • Yüksek stres seviyesi: Zaman baskısı altında verilen görevler, adayın gerçek potansiyelini yansıtmayabiliyor.
  • İşin doğasından kopuk içerik: Testler çoğu zaman pozisyona özgü değil; bu da aday için süreci anlamsızlaştırabiliyor.
  • Olumsuz aday deneyimi: Sürecin çok uzun sürmesi ya da geri bildirim verilmemesi, nitelikli adayların süreçten çekilmesine yol açabiliyor.

 

Daha Etkili ve Adil Değerlendirme Yöntemleri

Son yıllarda birçok firma, teknik yetkinlikleri değerlendirirken daha işlevsel ve aynı zamanda aday dostu yöntemler geliştirmeye başladı. Bunlardan öne çıkan bazı yaklaşımlar:

1.       Pair Programming

Adayın bir ekip üyesiyle birlikte gerçek zamanlı olarak kod yazdığı bu yöntem, hem teknik bilgi hem de problem çözme ve iletişim becerilerini gözlemleme fırsatı sunuyor. Ayrıca aday için daha interaktif ve doğal bir deneyim sağlıyor.

2.       Rol Bazlı Case Çalışmaları

Pozisyona özel tasarlanmış vaka senaryoları sayesinde, adayların iş ile ilgili yetkinlikleri doğrudan değerlendirilebiliyor. Bu tür çalışmalar, adayın pozisyona uygunluğunu net bir şekilde ortaya koyarken, aday açısından da kurumun teknik kültürü hakkında fikir veriyor.

3.       Mini Hackathon Uygulamaları

Özellikle ekip bazlı işe alımlarda tercih edilen bu yaklaşım, adayların takım çalışması, liderlik, teknik beceri ve yaratıcılık gibi çok yönlü özelliklerini ortaya çıkarabiliyor. Süreç daha zaman alıcı olsa da, nitelikli işe alım kararları için güçlü bir zemin oluşturuyor.

4.       Aday Deneyimi Odaklı Yaklaşım

Teknik değerlendirme süreci yalnızca bir eleme aracı değil, aynı zamanda bir etkileşim noktasıdır. Bu süreçte adaya değerli ve profesyonel bir deneyim sunmak, işe alım markanızın gücünü doğrudan etkiler.

  • Süre ve beklentiler net olmalı: Adayın süreçte neyle karşılaşacağını önceden bilmesi, hazırlığını ve sürece yaklaşımını olumlu etkiler.
  • Geribildirim kültürü önemli: Test sonucu olumlu ya da olumsuz olsun, adaylara verilen geri bildirim hem profesyonellik hem de güven açısından önemlidir.
  • Adayı sürecin içine dahil etmek: Case süreçlerinde teknik ekipten birinin adayla birebir iletişim kurması, iki taraflı değerlendirmeyi mümkün kılar.

 

Teknik değerlendirme süreçleri, IT işe alımında sadece bir gereklilik değil; aynı zamanda bir fark yaratma alanıdır. Günümüzde başarılı işe alım kararları, sadece doğru kişiyi bulmakla değil, doğru yöntemlerle o kişiye ulaşmakla mümkün hale geliyor.

Adayı yalnızca test etmek değil, aynı zamanda tanımak ve ona da sizi tanıma fırsatı sunmak, bu süreçlerin uzun vadeli başarıya dönüşmesini sağlayacaktır. Kurumunuz için en doğru adayı bulmak ve doğru yöntemler, testler ile işe alım sürecinizi tamamlamak için PEAKUP Recruitment Services Ekibi ile iletişime geçebilir, işe alım danışmanlığının detaylarını öğrenebilirsiniz.

“Analytics on Microsoft Azure” Uzmanlık Statüsünü Kazandık

PEAKUP olarak Microsoft iş ortaklığımızı bir adım daha ileri taşıyarak, “Analytics on Microsoft Azure” uzmanlık yetkinliğini kazandığımızı duyurmaktan mutluluk duyuyoruz.
Bu uzmanlık, Microsoft Azure platformu üzerinde veri mühendisliği, veri entegrasyonu, veri görselleştirme ve ileri seviye analitik çözümleri geliştirme konularındaki teknik yeterliliğimizi ve müşteri projeleriyle kanıtlanmış deneyimimizi resmi olarak belgelemektedir.


Bu yetkinlik kapsamında:
• Kurumlara özel modern veri ambarı çözümlerini başarıyla hayata geçirdiğimizi,
Azure Synapse Analytics, Power BI, Azure Data Factory gibi ürünlerle entegre çalışan veri platformları oluşturduğumuzu,
• Kurumsal müşterilerimizin veri temelli karar alma yetkinliklerini güçlendirdiğimizi tescillemiş olduk.


Microsoft’un yalnızca belirli iş ortaklarına verdiği bu uzmanlık, PEAKUP’ın veriden değer yaratma vizyonu doğrultusunda önemli bir kilometre taşıdır.
Bu gelişmeyle birlikte, Microsoft ile olan güçlü iş birliğimizi ileri taşıyarak müşterilerimize ölçeklenebilir, güvenilir ve sürdürülebilir veri mimarileri sunmaya devam edeceğiz.


📩 Daha fazla bilgi almak veya veri analitiği projeleriniz için bizimle iletişime geçmek isterseniz, size destek olmaktan memnuniyet duyarız.

Teknoloji Rollerinde Dış Kaynak Kullanımının Artışı 

Son yıllarda büyük teknoloji firmalarında yaşanan işten çıkarmalar küresel ölçekte yankı uyandırmaya devam etmektedir. Pandemi sonrası agresif işe alım stratejileriyle hızla büyüyen şirketler, artık maliyetleri düşürmek ve verimliliği artırmak adına binlerce çalışanıyla yollarını ayırmaktadır. Google, Amazon, Meta ve Microsoft gibi teknoloji devleri geçtiğimiz yıl içerisinde on binlerce kişiyi işten çıkarırken, bu trendin 2025’te de devam etmesi beklenmektedir.

Bu gelişmeler Türkiye’deki BT piyasasını da doğrudan etkilemektedir. Büyük ölçekli yerli teknoloji firmaları ve start-up’lar, artan maliyetler ve ekonomik belirsizlikler nedeniyle kadrolarını daraltırken, iş yükü ise azalmamaktadır. Özellikle yatırımcı desteğiyle büyüyen teknoloji girişimlerinin finansmana erişimi zorlaştığı için ekipler küçülmekte ve şirketler daha verimli iş gücü kullanma yollarını aramaktadır.

Bu süreç teknoloji sektöründe dış kaynak (outsourcing) kullanımının da hızla artmasına neden olmaktadır. Kadrolarını küçültmek zorunda kalan şirketler operasyonlarını sürdürebilmek için dış kaynak sağlayıcılarla iş birliğine yönelmektedir. Özellikle yazılım geliştirme, siber güvenlik ve altyapı yönetimi gibi kritik BT alanlarında maliyet avantajı ve esneklik sağlayan dış kaynak kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır. Kendi bünyesinde büyük ekipler tutmak yerine dış kaynak hizmeti modellerine yönelen firmalar yetenekleri daha verimli kullanmayı hedeflemektedir.

Bu dönüşüm hem işten çıkarılan BT uzmanları hem de dış kaynak hizmeti sunan firmalar için yeni fırsatlar yaratmaktadır. Önümüzdeki dönemde outsourcing hizmetlerinin daha da yaygınlaşması ve BT sektöründe işe alım süreçlerinin bu yeni düzene uyum sağlaması kaçınılmaz gözükmektedir.

Dış kaynak hizmetlerinde öne çıkan bir diğer yaklaşım ise “butik hizmet modeli”dir. Hizmet sağlayıcıların genel ve kalıplaşmış çözümleri yerine şirketler kendi ihtiyaçlarına özel, esnek ve hedefe yönelik hizmetler aramaktadır. Her arayışa özel aday araştırma ve bulma, aynı adayı farklı projelere ya da firmalara yönlendirmeme gibi ilkeler büyük önem taşımaktadır. Bu sayede bulunan profesyoneller kurum içi kadrodaymış gibi aidiyet hissiyle görev alabilmekte, proje sahipliği ve uzun vadeli katkı sağlayan bir yapı kurulabilmektedir. Ayrıca bu modelde performansın doğru yönetimi de kritik bir unsurdur. Doğru performans kriterlerinin belirlenmesi, düzenli geri bildirim mekanizmaları ve hedef odaklı takip süreçleri sayesinde hem çalışan verimliliği artırılmakta hem de işverenler daha ölçülebilir ve sürdürülebilir sonuçlara ulaşabilmektedir.

Dış kaynak sağlayan firmalar sadece çalışan sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda doğru yeteneklerin, doğru zaman ve projelerde konumlandırılması konusunda da stratejik bir rol üstlenmektedir. Geniş aday havuzuna sahip ve teknik değerlendirme süreçlerini iyi yöneten firmalar, şirketlerin esnek ve yüksek kaliteli iş gücüne ulaşmalarında kritik bir köprü görevi görmektedir.

Bu yeni düzende hem işverenlerin hem de çalışanların esneklik, uzmanlık ve sürekli gelişim kavramlarını ön planda tutarak hareket etmeleri gerekmektedir. Teknoloji sektörü değişken piyasa koşullarına karşı daha dayanıklı hale gelmek için bu modele giderek daha fazla entegre olmaktadır ve bu da dış kaynak hizmet sağlayıcılarının değerini her geçen gün artırmaktadır.

Hukuk ve Uyum Direktörümüz Demet Ceylan Demircan’a GC Elite Türkiye 2025’ten Başarı Ödülü

PEAKUP Hukuk ve Uyum Direktörümüz Demet Ceylan Demircan, Türkiye’nin en saygın hukuk ödüllerinden biri olan GC Elite Türkiye 2025’te “Individual (Bireysel)” kategorisinde ödüle layık görüldü. Bu prestijli ödül, kurum içi hukuk müşavirlerinin başarılarını ve uzmanlıklarını onurlandırmak amacıyla düzenlenen törende, 204 hukuk profesyoneline takdim edildi

Demet Hanım, törende yaptığı konuşmada, “Böylesine güzel bir gecede, birbirinden değerli meslektaşlarımla bir arada olmak ve bu ödüle layık görülmek büyük bir mutluluk. Bu ödülde katkısı olan, kariyerim boyunca her zaman yanımda olan PEAKUP’a ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Onlarla birlikte çok güzel projelere imza attık. Bu ödülü de onlar adına alıyor, onlara ithaf ediyorum” ifadelerini kullandı.

Demet Ceylan Demircan, PEAKUP’taki görev süresi boyunca sözleşme hukuku, KVKK, iş hukuku ve yapay zeka gibi alanlarda önemli projelere liderlik etti. Bu ödül, PEAKUP’ın hukuk ve uyum alanındaki liderliğini ve Demet Hanım’ın sektöre olan katkılarını bir kez daha teyit etmektedir. Kendisini bu başarısından dolayı tebrik ediyor, nice yeni başarılara imza atmasını diliyoruz.

 

AI in Action: Deep Dive Etkinliği 100+ Sektör Profesyonelini Buluşturdu

Yapay zekâ artık sadece teknolojik bir araç değil; iş yapış biçimlerini, karar alma süreçlerini ve rekabet stratejilerini kökten dönüştüren bir güç. Biz PEAKUP olarak, bu dönüşümün merkezine ışık tutmak üzere Microsoft Türkiye iş birliğiyle 27 Mayıs 2025’te AI in Action: Deep Dive etkinliğini gerçekleştirdik.

Microsoft Türkiye Ofisi’nde düzenlediğimiz bu özel etkinlikte, 100’ü aşkın teknoloji lideri, karar verici ve sektör profesyoneliyle bir araya geldik. Katılımcılarla birlikte, yapay zekânın iş dünyasına etkilerini sadece teknoloji perspektifiyle değil, stratejik ve operasyonel açıdan da değerlendirdik.

Etkinliğimizin açılışında CEO’muz Ahmet Toprakçı, Microsoft Türkiye Genel Müdürü Levent Özbilgin ve Microsoft Güneydoğu Avrupa Kanal Direktörü Emre Dura, yapay zekânın hem küresel hem yerel vizyon içindeki konumuna dair ilham verici konuşmalar gerçekleştirdiler.

Günün devamında uzman ekiplerimiz tarafından yürütülen teknik oturumlarda:

  • Agentic AI ile dönüşen iş modelleri,
  • Multi-model yapay zekâ çözümlerinin sağladığı esneklik ve verimlilik,
  • Microsoft 365 Copilot ile üretkenliğin yeniden tanımlanması,
  • Veri analitiğinde yapay zekâ ile içgörü üretme yaklaşımları,
  • Copilot destekli iş süreçleri dijitalleşmesi,
  • ve yapay zekâ ile desteklenen siber güvenlik stratejileri gibi konuları ele aldık.

Katılımcılarımız yalnızca dinlemekle kalmadı; sorularıyla, katkılarıyla ve paylaşımlarıyla bu dönüşümün aktif birer parçası oldular. Özellikle Copilot ve Agentic AI çözümlerini gerçek senaryolarla anlattığımız bölümler, iş dünyası açısından uygulanabilirliği yüksek içgörüler sundu.

Etkinliğin sonunda gerçekleştirdiğimiz interaktif soru-cevap oturumu ise, ortak akıl ve deneyim paylaşımı açısından güçlü bir kapanış oldu.

AI in Action: Deep Dive, sadece bir teknoloji etkinliği değil; iş dünyasının yapay zekâ ile nasıl evrildiğini birlikte deneyimlediğimiz bir vizyon buluşmasıydı.
Biz PEAKUP olarak, bu dönüşüm yolculuğunda iş ortaklarımıza ilham vermeye, yol göstermeye ve birlikte daha akıllı, daha verimli, daha güvenli bir gelecek inşa etmeye devam ediyoruz.

 

M365’e Geçmenin Tam Zamanı! İş Sürekliliğinizi Bugünden Güvenceye Alın

Office 2016 & 2019, Exchange Server, Skype for Business ve Daha Fazlası Destek Dışında Kalıyor!

İş süreçlerinizin temel taşlarından olan Microsoft çözümlerinin birçoğu için destek süresi 14 Ekim 2025 tarihinde sona eriyor. Bu tarihten itibaren güvenlik güncellemeleri, teknik destek ve uyumluluk garantileri sunulmayacak. Bu durum, işletmeler için ciddi güvenlik riskleri ve operasyonel sorunlar doğurabilir.

Destek Süresi Sona Erecek Microsoft Ürünleri:

  • Office 2016 & Office 2019
  • Exchange Server 2016 & 2019
  • Skype for Business
  • Visio
  • Microsoft Project

Destek Bittiğinde Ne Olacak?

🔻 Güvenlik açıkları artar
🔻 Uyumluluk problemleri yaşanabilir
🔻 Performans düşüşü ve sistem kesintileri görülebilir
🔻 Teknik destek hizmeti alınamaz

İş Sürekliliğinizi Tehlikeye Atmayın: Geçiş İçin En Uygun Zaman Şimdi!

Güncel kalmak, sadece yeni özelliklere erişmek değil; aynı zamanda veri güvenliği, çalışan verimliliği ve iş sürekliliği açısından da kritik önemdedir. Microsoft’un bulut tabanlı yeni nesil çözümleriyle geçiş yapmak hem kolay hem de maliyet açısından avantajlı.

 

Eski Ürünlerden Yeni Nesil Microsoft Çözümlerine Geçiş Rehberi

Eski Ürün Önerilen Yeni Çözüm Kazanımlarınız
Office 2016 / 2019 Microsoft 365 Business Standard Word, Excel, Outlook gibi uygulamaları her cihazda, bulut ile entegre kullanın
Exchange Server Exchange Online Donanım yatırımı gerekmeden %99.9 uptime garantili e-posta altyapısı
Skype for Business Microsoft Teams Tek platformda mesajlaşma, toplantı ve dosya paylaşımı
Visio Visio Plan 2 Profesyonel diyagramlar oluşturun, web ve masaüstü erişimi
Project Project Plan 3 & Microsoft Planner Proje yönetimini kolaylaştırın, ekiplerle gerçek zamanlı iş birliği kurun

Alternatif olarak, kurum içi çözümler arayanlar için Office LTSC 2024 ve Exchange Server Subscription Edition gibi opsiyonlar da mevcut.

 

Neden Geçişi Bugünden Planlamalısınız?

14 Ekim 2025’e kadar geçişinizi planladığınızda:
✅ Kritik uygulamalarda kesinti yaşamazsınız
✅ Geçiş sürecinde operasyonel aksaklıkların önüne geçersiniz
✅ Hibrit çalışma ortamınızı daha güçlü hale getirirsiniz
✅ BT altyapınızı uzun vadeli olarak güvenli hale getirirsiniz

 

Hemen Harekete Geçin!

📌 Geçiş Planınızı Oluşturun: İşletmenize en uygun Microsoft çözümünü birlikte belirleyelim.
📌 Bize Ulaşın: Uzmanlarımızla hemen iletişime geçerek süreci başlatın.
📌 Microsoft 365’e Geçiş Kılavuzunu İndirin: Adım adım yönlendirme ve teknik detaylar bu rehberde!

 

Sonuç Olarak…

İşletmeniz için güvenli, sürdürülebilir ve modern bir BT altyapısı artık bir tercih değil, bir zorunluluk. Destek süresi sona erecek Microsoft ürünlerinden bulut tabanlı çözümlere geçerek, işletmenizi geleceğe hazırlayın.

Geçiş Planınızı Birlikte Oluşturalım!

SIGNandGO’ya Hizmet İhracatçıları Birliği’nden Altın Ödül

BT Hizmetlerinde Çeviklik Kategorisinde Değerli Bir Takdir

PEAKUP olarak geliştirdiğimiz her teknolojide, yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamayı değil; aynı zamanda kurumlara uzun vadeli değer katmayı hedefliyoruz. Ürünlerimizi tasarlarken iş süreçlerini sadeleştiren, ekipleri güçlendiren ve sürdürülebilir büyümeye katkı sağlayan çözümler sunmaya gösterdiğimiz özenin sektörün saygın platformlarından biri tarafından ödüllendirilmiş olması, bizim için hem büyük bir mutluluk hem de motivasyon kaynağı.

 

Bu yıl, Hizmet İhracatçıları Birliği tarafından düzenlenen “İhracatı Hızlandıranlar 2025” ödül programında, BT Hizmetlerinde Çeviklik kategorisinde Altın Ödül almaya hak kazandık. Bu ödül, teknolojiye duyduğumuz tutkuyu ve birlikte ürettiğimiz değeri görünür kılması açısından bizim için oldukça anlamlı.

Bu başarıya bizi ulaştıran çözümümüz SIGNandGO, kurumların e-posta imza yönetimini merkezi, güvenli ve dinamik bir yapıya taşıyor. Böylece hem IT ekiplerinin operasyonel yükünü hafifletiyor hem de kurumsal iletişimi daha bütüncül ve profesyonel hale getiriyor. Üstelik pazarlama ekiplerine sunduğu esnek alan sayesinde, markaların mesajlarını doğru yerde ve doğru zamanda iletmelerine de katkı sağlıyor.

Ürünü tasarlarken kullanıcı deneyimini merkezde tuttuğumuz için, SIGNandGO sürekli gelişen, geri bildirimlerle evrilen ve ihtiyaçlara hızlıca cevap verebilen bir yapıya sahip. Tam da bu nedenle, çözümümüz yalnızca Türkiye’de değil; Avustralya’dan Singapur’a, İngiltere’den Kazakistan’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada tercih edilen bir ürün haline geldi.

Bu yolculukta yanımızda olan tüm ekip arkadaşlarımıza, çözüm ortaklarımıza ve bize güvenen kullanıcılarımıza gönülden teşekkür ederiz. Aynı zamanda bizleri bu ödüle layık gören Hizmet İhracatçıları Birliği’nin değerli jürisine de içten şükranlarımızı sunarız.

Biz bu ödülü bir sonuç olarak değil, çıktığımız global yolculukta bize güç veren bir durak olarak görüyoruz. Bundan sonraki süreçte de inovasyonla büyümeye, teknolojiyle değer üretmeye ve birlikte gelişmeye devam edeceğiz.

Yapay Zekâ İşe Alım Süreçlerini Nasıl Dönüştürüyor?

Yapay zekâ teknolojileri, iş dünyasında köklü bir dönüşüm yaratmaya devam ediyor. Bu dönüşümden en çok etkilenen alanlardan biri de işe alım süreçleri. Özellikle teknoloji sektöründe yetenekli adaylara hızlı ve doğru şekilde ulaşmak, artık yalnızca bir rekabet avantajı değil, kurumsal sürdürülebilirliğin temel bir gerekliliği hâline geldi.

Peki, yapay zekâ işe alım süreçlerinde ne gibi değişiklikler sağlıyor? PEAKUP Recruitment Services olarak edindiğimiz deneyimlerle, bu sorunun yanıtlarını beş başlık altında topladık.

 

CV Eleme Süreçleri Otomatikleşiyor

Klasik yöntemlerle özgeçmiş incelemek saatler alabiliyordu. Bugün ise AI destekli tarama sistemleri sayesinde CV’ler dakikalar içinde analiz edilebiliyor. Anahtar kelime analizi, beceri eşleşmeleri ve deneyim uyumu gibi kriterler otomatik olarak değerlendiriliyor. Ancak bu noktada adaylar için önemli bir not: Yapay zekâ destekli sistemler, doğru yapılandırılmış ve açık şekilde hazırlanmış CV’leri daha iyi anlayabiliyor. İçerik kadar sunum da büyük önem taşıyor.

 

Aday Deneyimi Daha Kişiselleştirilmiş Bir Hâl Alıyor

Adayların sürece dair beklentilerini karşılamak, güçlü bir işveren markası yaratmak için kritik rol oynuyor. Yapay zekâ bu noktada devreye girerek chatbot’lar aracılığıyla adaylara anlık geri bildirimler sağlayabiliyor. Süreç bilgisi sunmak, başvurular hakkında bilgilendirmek ve yönlendirme yapmak, adayın kendisini süreçten kopmamış hissetmesini sağlıyor. Bu da şirketin profesyonel algısını ve tercih edilirliğini artırıyor.

 

Tahmine Dayalı Analitiklerle Stratejik Kararlar Alınabiliyor

AI çözümleri, geçmiş işe alım verilerini analiz ederek belirli roller için hangi aday profillerinin daha başarılı olabileceğini öngörebiliyor. Bu da işe alım kararlarının sezgilere değil, veriye dayalı şekilde alınmasını mümkün kılıyor. Adayların gelecekteki performans potansiyellerini tahmin etmek, uzun vadeli işe alım stratejilerinde değerli içgörüler sağlıyor.

 

Önyargıların Azaltılması İçin Fırsat Sunuyor, Ancak Dikkat Şart

Yapay zekâ tarafsız kararlar verebilme potansiyeliyle öne çıksa da, kullanılan verilerdeki önyargılar algoritmalara da yansıyabiliyor. Cinsiyet, eğitim geçmişi ya da önceki işe alım tercihleri gibi unsurlar, farkında olmadan ayrımcılığa neden olabilir. Bu nedenle AI sistemlerinin etik kurallar çerçevesinde geliştirilmesi, düzenli olarak denetlenmesi ve şeffaflık ilkeleri doğrultusunda kullanılması büyük önem taşıyor.

 

İnsan Dokunuşu Önemini Koruyor

Yapay zekâ, süreçleri hızlandırabilir ve verimliliği artırabilir. Ancak bir adayın motivasyonu, kurum kültürüyle uyumu ve iletişim becerileri gibi nitelikler hâlâ insan gözlemiyle değerlendirilmeli. AI çözümleri, işe alım uzmanlarının yerini almak yerine onların stratejik karar alma süreçlerine destek olacak araçlar olarak konumlandırılmalıdır.

 

Sonuç: Teknoloji ve İnsan Gücünün Dengesi

Yapay zekâ destekli işe alım sistemleri, süreçleri hızlandırırken aynı zamanda daha veriye dayalı ve objektif kararlar alınmasını sağlıyor. Ancak işe alım süreci, sadece algoritmalarla yönetilemeyecek kadar insan odaklı bir alan. Bu nedenle, teknolojiyi stratejik bir destek unsuru olarak görmek ve insan dokunuşunu süreçten eksik etmemek kritik önem taşıyor.

PEAKUP Recruitment Services olarak, yapay zekâdan güç alarak insan kaynakları süreçlerini daha etkili hâle getiriyor; aday deneyimini ve işe alım kalitesini en üst seviyeye taşıyoruz. Doğru IT yeteneklerine ulaşmak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

 

Dijital Dönüşümde Hız Kazanmak İsteyen Liderler “Low Code, High Impact” ile Bir Araya Geldi

28 Şubat 2025 tarihinde Microsoft iş birliğiyle Shangri-La Bosphorus’ta gerçekleştirdiğimiz “Low Code High Impact” etkinliğimizde, iş süreçlerini hızlandıran ve inovasyonu herkes için erişilebilir kılan low code teknolojilerini farklı yönleriyle ele aldık. İş ve teknoloji dünyasının önemli temsilcilerini bir araya getirdiğimiz bu özel etkinlikte, Microsoft Power Platform’un sunduğu imkânlarla kurumların nasıl daha çevik, daha üretken ve daha esnek hale geldiğini gerçek senaryolarla aktardık.

Etkinliğin açılış konuşmasını, PEAKUP CEO’su Ahmet Toprakçı gerçekleştirdi. Ahmet Bey, low code teknolojilerinin kurumsal ihtiyaçlara özel olarak nasıl yapılandırıldığını ve bu çözümlerin iş dünyasına kazandırdığı çeviklik, hız ve sürdürülebilirlik değerlerini aktardı. Aynı zamanda PEAKUP’ın bu alandaki vizyonunu ve yol haritasını da paylaştı.

Etkinliğin ilk bölümünde Microsoft Türkiye, Müşteri Deneyimi GMY’si Alp Esmer, Copilot ve Copilot Studio odağında low code yaklaşımının vizyonunu ve organizasyonlara sağladığı değerleri anlattı. Ardından Microsoft Teknik Satış Yöneticisi Sefa Duman, yapay zeka ve Power Platform’un birlikte nasıl daha akıllı çözümler yarattığını farklı kullanım senaryolarıyla paylaştı.

PEAKUP Business Solutions Director’ı Murat Everekli, Power Platform’un PEAKUP çatısı altındaki stratejik konumlanışını ve kurumsal projelere sağladığı katkıları örneklerle anlattı. Ardından sahneye gelen PEAKUP CEO’su Ahmet Toprakçı ve Business Applications Technical Lead Seda Gökay Yılmaz, Anadolu Grubu ile yürütülen dijital dönüşüm projesinin başarı hikayesini katılımcılarla paylaştı.

Etkinliğin ikinci yarısında, Power Platform’un teknik derinliğini keşfetmek isteyen katılımcılar için düzenlenen “Deep Dive” oturumunda, Seda Gökay Yılmaz ve Hazer Kirbasoglu, gerçek uygulama örneklerini mimari açıdan değerlendirdi. Ardından gelen bir diğer başarı hikayesinde ise Borusan Otomotiv ile yürütülen dönüşüm yolculuğu, PEAKUP ekibi tarafından detaylandırıldı.

Günün kapanış sunumunda, PEAKUP AI Solutions Lead’i Yavuz Buruk, Copilot Studio ve yapay zekanın bir araya geldiği senaryoları tanıtarak, bu teknolojilerin kurumlara nasıl değer kattığını gösterdi. Katılımcılar, low code çözümlerle kurgulanmış yapay zeka destekli senaryoları yakından izleme fırsatı buldu.

Soru-cevap bölümüyle kapanış yaptığımız bu özel etkinlikte, Power Platform’un sağladığı çeviklik ve ölçeklenebilirliğin yanı sıra, kullanıcı dostu tasarımıyla iş birimlerini nasıl güçlendirdiğini hep birlikte deneyimledik. Katılımcılarımıza özel olarak sunduğumuz etkileşimli senaryolar sayesinde, low code teknolojisinin iş süreçlerine etkisi doğrudan hissedildi.

Etkinliğimizin başarıyla tamamlanmasında emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımıza, konuşmalarıyla vizyon kazandıran konuklarımıza ve katılımlarıyla değeri artıran tüm misafirlerimize teşekkür ederiz.
Birlikte, iş dünyasının geleceğini yeniden tasarlamaya devam edeceğiz.