Çocuğun Dili Oyundur

Çocukların gelişiminde oyunun önemi dil gelişimi açısından, fiziksel ve bilişsel gelişimi açısından, duygusal ve öz bakım becerilerini geliştirmek açısından saymakla bitmeyen bir yere sahiptir. Oyunlar çocukların keşif,taklit, yaratıcılık gibi becerilerini ortaya çıkararak gelişim göstermelerini sağlar. Oyun, problem çözmek için bir fırsattır.

Ebeveyn olarak teknolojinin güvenilirliğinden şüphe etsek,tedirgin olsak da çocuklarımız üzerinde oyun oynarken öğrenmenin yansımaları da mevcuttur.

Dijitalleşen bir döneme gözlerini açan ve sınırlarını çizmemize, sakınmamıza rağmen ebeveynlerinden ya da çevresinden telefon,tablet,bilgisayar gibi araçları gören ve taklit becerileriyle gördüklerini kopyalayan çocuklarımız bir şekilde bu durumun içine dahil edilmiş oluyorlar. Kontrolün ebeveynlerde olduğu sürece olumlu yanlarından faydalanabilecek çocuklarımız için öğrenirken eğlenebilecekleri bazı uygulamaları derledik.

ABC WOW:

Çocukların alfabeyi ve ingilizce kelimeleri, nesnelerle ve dokunduklarında çıkardığı seslerle öğrenmelerini sağlayan, görsel ve işitsel hafıza gelişimlerine yardımcı olan interaktif bir uygulamadır. Nesnelerin çıkardığı sesler gülmelerini ve eğlenmelerini sağlar. Sözel-işitsel yani dile dayalı bir oyundur. Uygulamanın yasal yaş değerlendirmesi 4+ olsa da 1 yaş üstü bebeklerinizle ebeveyn kontrolü eşliğinde kullanabilirsiniz.

WWF Together:

Uygulama, dev pandalar, kaplanlar, hükümdar kelebekler, deniz kaplumbağaları ve kutup ayıları gibi nesli tükenmekte olan hayvanların derinlemesine, etkileşimli hikayelerini aktarmaktadır. Grafiklerinde origami sanatını kullandığı nesli tükenmekte olan 16 türdeki hayvanı, özellikleri, popülasyonları, doğal yaşam ortamları, kilo ve boyları gibi bilgileriyle daha yakından tanıma fırsatı sağlayan öğrenme merkezli bir oyundur. Uygulama içerisinde çocukların da kağıttan bu hayvanları yapabilecekleri “origami yapım yöntemleri” mevcuttur. Kağıt katlama sanatını çocuklarınızla birlikte eğlenerek yapabilirsiniz. Uygulamanın yasal yaş değerlendirmesi 4+ olsa da 1 yaş üstü bebeklerinizle ebeveyn kontrolü eşliğinde kullanabilirsiniz.

Dinle Anla:

Bu mobil uygulama otizm spektrum bozukluğu olan çocukların yanı sıra normal gelişim gösteren diğer çocukların dinlediğini anlama becerisinin geliştirilmesine katkı sağlamak amacıyla geliştirilmiştir.

Uygulama 2 bölüm ve toplam 10 modülden oluşmaktadır. Her 10 modül içerisinde toplam 10 soru yer almaktadır. Uygulamanın bir diğer önemli özelliği ise aile ve eğitimciler için veri toplama ve analiz etmesidir. Öğretim yöntemi olarak öğrenme merkezli oyun ve dramatik oyundur. Uygulamanın yasal yaş değerlendirmesi 4+ olsa da 1 yaş üstü bebeklerinizle ebeveyn kontrolü eşliğinde kullanabilirsiniz.

Paintbox :

Oyun sırasında çocukların duyuları çok iyi çalışır. Duyuları aracılığıyla elde edilen verileri beyinde algılama, ayırma, sınıflama gibi becerilerini geliştirirler. Çocukların dijital ortamda temel grafik ve çizim işlemlerini renkleri kullanarak resim yeteneklerini geliştirebilmesi için hazırlanmış bilişsel gelişim sağlayan bir uygulamadır. 8 fırça türü vardır ve görüntüleri otomatik kaydedebilirsiniz. Uygulamanın yasal yaş değerlendirmesi 4+ olsa da 1 yaş üstü bebeklerinizle ebeveyn kontrolü eşliğinde kullanabilirsiniz.

Stack the Countries:

193 ülke flash kartı ve kıtaların renkli etkileşimli haritalarını sunar. Çocuklar için coğrafya ve atlas bilgilerini geliştirecek eğitici bir uygulamadır. Ülke başkentlerini, sınır ülkelerini, bayraklarını, kıtaları önemli yapıları hakkında da bilgi sahibi olabilecekleri öğrenmeye dayalı interaktif oyunlar arasında yer almaktadır. Ebeveynlerin de bilgilerini tazeleyebilecekleri çocuklarla birlikte vakit geçirebilecekleri arasında bulunuyor. Uygulamanın yasal yaş değerlendirmesi 4+ olsa da 1 yaş üstü bebeklerinizle ebeveyn kontrolü eşliğinde kullanabilirsiniz.

Nasa Kids Club

Bilim ve teknoloji meraklısı olan çocukları da unutmadık. Web sitesinde çocukların NASA hakkında pek çok şey öğrenip uzayla ilgili oyunlar oynayabileceği etkinliklerin yanı sıra, daha küçük yaş grubundaki uzay tutkunları için boyama çalışmaları da mevcuttur.  Web sitesini ziyaret edebilirsiniz.  Yetişkinler için de ayrıca önerebileceğimiz NASA mobil uygulaması ile en son görüntüleri, videoları, görev bilgilerini, haberleri, özellik öykülerini, tweetleri, NASA TV’yi ve öne çıkan içerikleri keşfedebilirsiniz. Uygulamanın yasal yaş değerlendirmesi 4+ olsa da 1 yaş üstü bebeklerinizle ebeveyn kontrolü eşliğinde kullanabilirsiniz.

Burçlara göre uygun meslekler ve işe alım

Her geçen gün insan kaynakları yönetiminde yeni yaklaşımların ortaya çıktığını görmekteyiz. Aday seçimi söz konusu olduğunda, gerçekten hiçbir bilimsel yaklaşım yoktur; sezgi, işverenin profesyonel araç kitindeki en güçlü araçtır. Yeni bir yaklaşım ise insan kaynakları yönetiminde burçların kullanılmasıdır. Geçtiğimiz yıllarda, Avusturya’nın Salzburg şehrinde bir sigorta şirketi, gazetelere Oğlak, Boğa, Kova, Koç ve Aslan burcu olan satış ve yönetim departmanı elemanları alınacağına dair ilan verdi. ABD Avustralya Kanada gibi işe alım görüşmelerinde kişisel soruların sorulmasının yasak olduğu ülkelerde adayların kişiliklerine dair ipuçları elde edebilmek için burçlar kullanılıyor. Artık birçok ülkede insan kaynakları profesyonelleri burçlara bakmayı ihmal etmiyor ve astroloji ile çalışmak oldukça yaygınlaştı Aslında, bu hizmetleri sağlayan profesyonel şirketler var. Happy Ho’dan Jwalant Swaroop, “Büyük BT şirketleri de dahil olmak üzere, üst düzey adayları seçmek için astroloji kullanan uluslararası müşterilerimiz oldu.” Gibi açıklamalar yapmıştır. Bu eğilim bir uygulama haline gelirse adaylar kısa süre içerisinde özgeçmişlerinde burçlarından bahsetmeye başlayabilirler. Yakın zamanda Türkiye’deki iş ilanlarında burç özelliklerine değinildiğini görürseniz şaşırmayın.

Şimdi ise burçların iş hayatına dönük özelliklerini ve hangi mesleklere uygun olduğunu sıralayabiliriz 😊

   Kova Burcu ( 22 Ocak- 19 Şubat)

Kova Burcu, Kovalar özgürlüklerine düşkünlükleri ile bilinirler. 12 burcun en zekisidir. Hümanist doğası, Kova burcu bireyini diğerlerinden ayırır. Mantıklarına göre hareket ederler. Kendini yenilemeyi seven Kova özellikle teknolojik alandaki mesleklerde çok başarılı olur. Hareket ve özgürlük ihtiyaçlarından dolayı home office çalışmak onlar için uygun olacaktır.  Kova burcu, yenilikçi fikirleri keşfetmeye bayılır ve çok meraklıdır. Geleneksel olmayan işlerde en fazla rastlanan burç olan Kova’nın, kurumsal hayata en uygun olmayan burç olduğu söylenebilir. Çalışmanıza uygun alanlar: IT sektörü, Mühendislik, Bilgisayar Teknisyenliği, Astrolog, elektrik elektronik.

  Balık Burcu ( 20 Şubat- 20 Mart)

Balık Burcu, Balıkların en belirgin özelliği duygusallık ve değişkenliktir. Pek azimli değillerdir. Başkalarına karşı nazik ve ekip çalışmasına uygundur ayrıca sezgileri de çok güçlüdür. Otoriter ve sertlik gerektiren işlerde başarılı olamazlar. Hayal gücü en yoğun olan burçtur. Sanat dallarında başarı gösterebilirler. Sezgisel ve yardıma yönelik işler uygun olacaktır.  Balık burcu için uygun alanlar: Psikoloji, fizyoterapist, hemşire,

   Koç Burcu ( 21 Mart – 20 Nisan)

Koç Burcu, yüksek enerjili işler için uygundur. Yerinde duramayan, aktif, rekabeti seven, kaybetmeye tahammülü olmayan, azimli bir burçtur. Koç doğuştan lider özelliği gösterir, emir altında çalışmaktan hoşlanmazlar. Anında karar verme, insanları organize etme ve dakiklik gibi özellikleri sayesinde koç burçları yönetici pozisyonları için uygundur. Koç burcu için uygun alanlar: Pazarlama, Spor eğitmenliği, yöneticilik, askerlik, girişimcilik.

Boğa Burcu (21 Nisan – 21 Mayıs)

Boğa Burcu insanları sakin, keyfine düşkün ve temkinlidir. Risk almayı ve alıştıkları düzeni bozmayı sevmeyen Boğa burçları güvenilir ve garantisi olan işlerle ilgilenirler. İşine en sadık burçlardan birisidir. Kararlı sabırlı ve düzenli olan boğa burçları iş ortamındaki en uyumlu insanlardan birisidir harika takım arkadaşı olur. Liderden takipçiye istenilen her pozisyona geçebilirler. Ayrıca ciddi, sabırlı, azimli fakat tolerans sahibi olmayan, katı kurallı yöneticiler de bu burçtan çıkabilir. Boğa burcu için uygun alanlar: Bankacılık, borsa işleri, finans, alım-satım, emlakçılık.

 İkizler Burcu (22 Mayıs – 22 Haziran)

İkizler burcu, hareketli işlere yatkındırlar. Sıkıcı ve her gün aynı işleri yapmayı istemezler ve masa başı işler onlar için uygun değildir. Seyahat gerektiren işler ikizler burçları için çok uygundur. İkizler burcunun yabancı dil öğrenmeye çok yatkındırlar. Yurtdışındaki kilit pozisyonlar ya da iletişim, sosyal çevre kurmayı gerektiren işler ikizler için mükemmeldir. İkizler için uygun alanlar: gazetecilik, reklamcılık, çevirmenlik, sosyal medya uzmanlığı.

Yengeç Burcu (23 Haziran – 22 Temmuz)

Yengeç burcu, karakter olarak çok şefkatlidir. En insancıl burçlardan olan yengeç, insanlara bakmayı onlarla ilgilenmeye çok düşkündürler. Kariyer açısından baktığımızda problem çözme tarafında yaratıcıdırlar ayrıca, tavsiye verme alanlarında çok başarılı olabilirler. Yengeç burçları için uygun alanlar: İnsan kaynakları, psikolog, anaokulu öğretmenliği, insan hakları çalışanları.

Aslan Burcu (23 Temmuz – 22 Ağustos)

Aslan burcu, unvan ve güç getiren işlerde çalışmaya bayılırlar. Takım oyuncusu olduğu söylenemez. Yenilgiye tahammül edemeyen bir burçtur. Cesaret ve Egemenlik en büyük özellikleridir. Dürüst ve doğruluktan asla sapmazlar. Kuvvetli sadakati ile çoğu meslek tarafından tercih edilmelerine rağmen patron havasında olmaları sebebiyle üst düzey görevler hariç zorlanmaktadırlar.  Bu burcun insanları özel sektörde, insanlar tarafından saygı duyulan işleri seçmeye özen gösterirler. Aslan burçları için uygun alanlar: Yöneticilik, organizasyon yönetimi, CEO, direktör,.

Başak Burcu (23 Ağustos- 22 Eylül)

Başak Burcu, çalışma hayatında en ince detaylara dikkat eder, iş konusunda mükemmeliyetçi davranırlar. Kimsenin görmediği detayları görürler. İşlerini analiz etmeyi, incelemeyi çok severler. Varsayımlar üzerine iş yapmazlar. Mantıklarıyla hareket ederler, en disiplini burçlardandır. Başak burçları için uygun alanlar: Matematik Mühendisi, bilgi işlem, muhasebe, bankacılık, mimarlık.

 Terazi Burcu (23 Eylül- 22 Ekim)

Terazi burcu, insanları bir araya getirmekten çok hoşlanırlar. İnsan ilişkilerine verdikleri önem ve başkalarıyla çalışmak Terazi burçlarına mutluluk verir. Hizmet sektörü, müşteri ilişkileri alanında başarıyı yakalarlar. Ayrıca estetik göz gerektiren meslekler onlara göredir. Terazi burçları için uygun alanlar: Seyahat danışmanı, müşteri temsilcisi, estetiyseler, halkla ilişkiler.

Akrep Burcu ( 23 Ekim- 21 Kasım)

Akrep Burcu, kuvvetli iradesi, gerçeklerin ardından vazgeçmeden ilerlemesi, analitik ve derin düşünen yapısıyla, Akrep iş yaşamında önemli bir yere sahiptir. Meydan okumayı ve araştırmayı çok sever. Kontrolcüdür. İş yaşamında Akrep’in en büyük dezavantajı şüpheciliğidir. Güvenmekte oldukça zorlanır. Özellikle şüphe etmeyi, derin araştırmayı gerektiren meslekler akrepler için uygun olur.Akrep burçları için uygun alanlar: Yönetici, dedektif, bilim insanı, arkeolog, kriz ve finans yönetimi

 Yay Burcu ( 22 Kasım- 21 Aralık)

Yay Burcu, Boğa burçları gibi en iyi takım oyuncuları da Yay burçlarından çıkar. Uyumludur. Yöneticileri ile iyi geçinirler, dışa dönüktürler. Gergin durumların üstesinden kolaylıkla gelebilirler. Enerji dolu olan burcu öğrenmeyi ve gezmeyi çok sever. Yay burcu sahada olacağı işler onları tatmin edebilir. İkna kabiliyeti dolayısıyla satış alanında büyük beceri sergiler. Yay burçları için uygun alanlar: Halkla ilişkiler, satış uzmanı, pazarlama, ithalat-ihracat dış ticaret uzmanı.

Oğlak Burcu ( 22 Aralık- 21 Ocak)

Oğlak Burcu,12 Burcun en işkoliği Oğlak burcudur. Sorumluluk almaktan kaçmayan, otoriter, disiplinlidir. Eğer önlerinde hedefleri varsa karşılarına çıkan engellere aldırmadan azimle çalışır. Çok iyi yöneticidir. CEO olmak için doğmuşlardır. Oğlak strateji üretebilen, planlama yapabilen yapısıyla, hangi sektörde olursa olsun, yönetim seviyelerinde son derece başarılı olur. İdareci olarak, lider vasfını da taşıdığı için organizasyonlarda aranılandır. Yeniliklere açık ve teknolojiye merakları vardır. Oğlak burçları için uygun alanlar: CEO, Bankacılık, Bilgisayar Mühendisi, IT bilimi ile ilgili herhangi bir meslek.

E-posta imzasını pazarlama aracı haline nasıl getirirsiniz?

İletişim süreçleri dijitalleştikçe, e-posta imzaları da her sektör için önemli bir pazarlama aracı haline dönüşüyor. İletişimin dijitalleşmesi, doğru hedef kitlenin de belirlenmesinde büyük rol oynuyor. Bir çalışanın her gün günde ortalama 121 tane e-posta gönderdiğini dünya çapında bu rakamın günlük 293,6 milyar olduğunu düşünürsek e-posta imzalarınızı doğru kullanmamak için neden bekleyesiniz?

E-posta imzalarınızla pazarlama stratejinizi oluşturun!

Görünürlük arttıkça marka bilinirliğinizin de arttığı denklemde, çalışanlarınızı da pazarlama süreçlerinize dahil ederek oldukça etkili bir pazarlama stratejisi oluşturabilirsiniz. Nasıl mı?

İmzalarınızın merkezi olarak yönetebildiğiniz bir sistemde tüm duyuru, kampanya ve reklamlarınızı e-posta bannerlarınıza eklediğiniz an doğru hedef kitleye ulaşmasını en hızlı ve en ucuz yolla sağlayabilirsiniz.

Sayılar Yalan söylemez!

Yapılan araştırmalara göre her gün ortalama bir çalışan 121 tane e-posta gönderiyor. 100 çalışanın olduğu bir şirkette her gün gönderilen e-posta sayısının 12.100 tane olduğunu düşünürsek mesajlarınızın binlerce kişiye ulaşması inanılmaz bir sonuç elde etmenizi sağlar.

Bu kadar hızlı ve kolay bir iletişim aracını doğru kullanmak için yapmanız gerekenler ise oldukça basit.

E-posta imzalarınızı BT departmanlarını beklemeden siz tasarlayın

E-posta imzalarınızla her yerden her zaman ulaşabilir konumda olabilmek, yeni reklam kampanyalarınızı zaman kaybetmeden duyurabilmenin en temel konusu. Merkezi olarak kolay bir şekilde yönetebileceğiniz, güncel olarak yenilemelerini yapabileceğiniz imza kontrolü sizin elinizde olsun. Tutarlı, iyi tasarlanmış bir imza banner’ı marka kimliğinizi ve itibarınızı oldukça yükseltir. BT departmanlarına ihtiyaç duymadan kendi tasarımlarınızı ve reklamlarınızı kolay bir şekilde yaratabilirsiniz. Hatta şu an siz de kendi imzanızı tasarlamak istemez misiniz?

İmzanı Tasarla

Kartvizitlere veda ediyoruz

Gelenekselliği seven ve bundan kopamayan bir kültüre sahibiz. Özellikle kartvizit alışverişleri yapmaktan büyük mutluluk duyan hatta bunu koleksiyon haline getirmeyi hobi edinen birçok kişi var. Ancak temasın azaldığı, toplantıların online üzerinden yürütüldüğü, şirketlerin dijital yönetime geçtiği dönemde kartvizitlerin de ömrü son buluyor.

Sürekli güncel tuttuğunuz e-posta imzalarınızdaki duyuru ve kampanyalarınızı hem kartvizitleriniz olarak kullanabilir hem de yüzlerce iş ortağınıza, müşterilerinize ve son kullanıcıya ulaştırabilirsiniz. Bu tek tek kartvizit dağıtmaktan çok daha etkileşimli ve dönüşünü hemen alabileceğiniz mükemmel bir iletişim kanalı olacaktır.

Banner’larınızı doğru konumlandırın!

İçeriğinizi vurguladığınız, tanıtım kampanyalarınızı yaptığınız, kurumunuzu yansıtan tasarımlarla iletmek istediğiniz mesajı anında potansiyel müşterilerinize gönderebilirsiniz.

Daha bilinir ve akılda kalıcı konuma gelmek aslında bir imza kadar yakınınızda.

Kısa ve etkili bir mesajla hazırladığınız e-posta imzalarınız tıklanma oranlarını da arttıracaktır. Bu da size rekabet avantajı sağlayacaktır. E-postalarınızı gönderdiğiniz kitle üzerinde mesaj içeriğiniz, tasarımınız ve içerik diliniz ne kadar sade ve anlaşılır olursa alıcı üzerinde o kadar etkili olursunuz.

Her reklam kampanyanız, her etkinliğiniz için ayrı ayrı reklamlar oluşturduğunuzu ve sürekli güncellemeniz gerektiğini düşünün. Bu süreç hem zaman hem de maliyet açısından oldukça yük olacaktır. Doğru bir kampanyayı planlayana kadar etkisi geçebilir, istenilen reaksiyonu anında alamayabilirsiniz. Departman, sektör, kişi bazlı olarak e-posta imzalarınızı istediğiniz kampanyaya ve hedef kitleye göre tasarlayabilir, iletilmek istenilen mesaj dilinizi sektörlere göre belirleyebilirsiniz. Böylelikle ilettiğiniz mesajlarınız daha kişiselleştirilmiş olacaktır. E-postayı alan kişinin üzerinde iyi bir izlenim bırakmanız ikna ediciliğiniz açısından da oldukça önemli olacaktır.

Siz de Sign&GO üzerinden rahatlıkla tasarlayacağınız imzalarınızla maillerinize hareket katabilir, marka bilinirliğinizi doğru bir stratejiyle istediğiniz hedef kitleye ulaştırabilirsiniz. Sign&GO dene!

Mıcrosoft Offıce 365 Mayıs Ayı Güncellemeleri

Microsoft Teams Yeni Toplantı Deneyimi

Yakında Microsoft Teams toplantılarımız ana Teams ekranından ayrı bir pencerede açılır halde sunulacak! Ayrıca kamera/ seç açıp kapatma, el kaldırma, sohbet, toplantıdan ayrılma seçeneklerinin bulunduğu kontrol çubuğu ise ekranın üstüne taşınacak. Böylece arka plandaki toplantı görüntüsünü engellemeyecek. Kontrol çubuğunun yeri bolca negative eleştiri alan özelliklerden birisiydi.

Yeni toplantı deneyiminde artık 2×2 yerine 3×3 olarak 9 ekran bulunduğunu, el kaldırma özelliği ile söz isteme deneyimi olduğunu ve önerilen arka planlar haricinde kendi duvar kağıtlarımızın da yüklenebileceğini hatırlatmakta fayda var.

Tüm Toplantılara Online Toplantı Seçeneği Ekleme

Online toplantılarımız için gelecek bir diğer özellik ise Outlook’tan oluşturulacak tüm toplantılara varsayılan olarak “Online” seçeneği eklenmesi olacak. Bu özellik aktif edildiğinde tüm Teams ve Skype for Business toplantıları için Outlook Web, Outlook Mobile (iOS ve Android) Online toplantı seçeneği eklenecektir. Bu özellik 3. Parti online toplantı uygulamalarıyla uyumlu değildir. Eğer kullanıcılar bu özelliği aktif etmeyi seçmezlerse her toplantı oluşturdukları zaman Online seçeneği manual olarak kendileri ekleyeceklerdir.

Teams ve Skype Consumer Arasında Sohbet ve Toplantı

Çok istenen özelliklerden bir tanesi de Skype Consumer (kişisel Skypeİ) ve Teams’in birlikte çalışma deneyimiydi. Sonunda organizasyon içindeki kullanıcılarımız ile Skype kullanıcıları arasında toplantı ve sohbet gerçekleştirilebilir durumda olacak. Bu özellik zaten uzun zamandır Teams Yönetim Paneli’nin Dış Erişim sayfasında bulunuyordu, şimdi aktif olarak kullanılabilir durumda olacak.

SharePoint’te Yayınlama Öncesi Önizleme

SharePoint’te ekranın sağ tarafında bulunacak “Pre-publish” seçeneği ile sayfa düzenleyicilerine, yayınlama öncesinde önizleme seçeneği sunularak, sayfanın yayımlandıktan sonraki halini tam olarak inceleyebilme ve öncesinde gerekli ise tekrar düzenleme seçeneği sunuluyor olacak.

Teams Toplantısına Office 365 Grubu veya Dağıtım Listesi (Distribution List) Davet Etme

Yeni bir Teams toplantısı oluştururken bir Teams ekibindeki veya Distribution List içindeki herkesi davet etmek yakında mümkün olacak. Böylece kanal içerisinde toplantı düzenlemeden de bir birey gibi gruplar/listeler eklenebilecek ve gruba/listeye dahil olan herkese toplantı isteği gönderilebilecek.

Outlook Web – “Send later”

Yakında Outlook Web üzerinden düzenlenen e-postalar “Send Later (Daha Sonra Gönder)” seçeneği ile ileri bir zamanda iletilebilecek. Bu özellik Outlook kuralları arasına da gelerek toplu halde uygulanabilir durumda olacak.

Microsoft Stream’de Ekran Kaydı

Stream’e sonunda ekran kaydetme özelliği geliyor! Artık bir pencerenin ya da tüm ekranın video kaydını alabilmek, mikrofon, ses, webcam seçeneklerini ekleyerek profesyonelleştirmek mümkün. Herhangi bir uygulama indirmeye gerek yok, bu özelliği Edge veya Chrome tarayıcılarının son versiyonu ile kullanabilirsiniz.

Office.com Ana Sayfa Düzeni Değişiyor

Şu anda Office.com portalimizin düzeni “Start New” ile doküman yaratılabilecek opsiyon ile başlayıp önemli uygulamalarımızın olduğu listenin yatay olarak sıralanması ile devam ediyor. Yeni portal ise dikey olarak sol tarafa simgesel olarak taşınacak.

 

Teams Toplantılarında Arka Plan Politikaları

Teams Adminlerini ilgilendiren bir güncelleme var sırada. Yakında kullanıcıların toplantı deneyimlerine gelen arka plan bulanıklaştırma, değiştirme gibi özellikleri kullanıcı bazlı politikalar atayarak control edebileceğiz. Örneğin bazı kullanıcıların arka planına custom resimler eklemesine izin verebilirken bazılarında sadece bulanıklaştırma özelliğinin açık olmasını sağlayabilirsiniz. Politikalar 4 ana başlıkta olacak:

  • Hiçbir filtre önerilmesin
  • Sadece arka plan bulanıklaştırma özelliğini önerilsin
  • Arka plan bulanıklaştırma ve varsayılanda bulunan resimler konulabilsin.
  • Her şey aktif: Arka plan bulanıklaştırma, varsayılan fotoğrafların yanında kullanıcılar kendileri de arka plana resim ekleyebilsin.

SharePoint Spaces Preview

SharePoint Spaces web bazlı çalışan bir platformdur ve kullanıcıların 3 boyutlu objeler, 360° resimler, videolar, 2D resimler ve yazılar içeren web partlar ekleyebileceği yapılar, temalar, arka planlar oluşturmasını sağlar. Web tarayıcısında veya mixed-reality headset (karışık gerçeklik kulaklıklarında) ortaya çıkan 3 boyutlu sonuçlar izlenebilir.

Bir .Net Framework Projesini .Net Core’a Geçirirken Dikkat Edilecek Hususlar

PEAKUP’da kendi ürünlerimizin ihtiyacı olan bazı veriyi uygulama bazlı tutmak yerine tek bir merkezden sağlamak üzere uzun zaman önce geliştirdiğimiz bir “Data” projesi bulunuyor. Öncelikle biraz uygulamanın ne yaptığından ve neleri barındırdığından bahsetmek istiyorum. Projeyi henüz .NET Core ilk çıktığında geliştirmeye başlayıp, .NET Core’un biraz daha stabil hala gelmesini beklemek için .Net Framework ile geliştirdik.  Veri tabanı tamamen EntityFramework Code First ile tasarlandı. Veri tabanı olarak Azure SQL Server kullanıyoruz. Bu servis içerisinde hemen hemen her uygulamada ihtiyaç duyulan; kıta, ülke, şehir gibi coğrafi bilgilerin yanında 2020, 2021 yılı resmî tatil günleri, anlık hava durumu bilgisi ve döviz kuru ve benzeri gibi bilgiler yer almaktadır. Servis içerisinde verilerin sunumu için kullandığımız web uygulamasının yanında, hava durumu ve döviz için birden fazla kaynağa bağlanıp veri çeken ve bunları hem veri tabanına hem de Redis ile daha hızlı çıktılar vermek için Cache’e yazan iki Azure Job projesi daha bulunmaktadır.

Neden .Net Core’a Geçiş Yapıyoruz?

Öncelikle Microsoft’un .Net Core için uzun süredir yaptığı geliştirme eforuna ve olup bitene baktığımızda .Net Framework için uzun vadede geliştirmelerin bir süre sonra duracağını ya da kısıtlı bir hale geleceğini ön görebilmek hiç zor değil.  Anlatacağım birtakım şeyler .Net Framework ile de mümkün olsa da çıktılarının .NET Core kadar iyi olmadığı ya da süreç içerisinde ekstra zaman kaybına sebep olan bazı sorunlar yaşandığı aşikâr!

Projeye yakın zamanda eklemek istediğimiz; Image Compression, Video Compression gibi özellikler için arayıp bulduğumuz kütüphanelerin yalnızca .Net Core tarafında geliştirildiğini görmek, daha uzun vadede yapılacak geliştirmeler için bu eforu neredeyse yarı yarıya düşürmek anlamında çok önemli durumdadır.

Uygulamaya istek gönderen diğer PEAKUP ürünlerindeki kullanıcı sayısı giderek artarken dolaylı olarak tuttuğumuz hava durumu ve döviz verisinde de büyük bir artış gözlemleniyor. Uygulaya gelen istek sayısı ve verinin büyüklüğü arttıkça Response sürelerindeki artış ve hem web uygulamasının hemde kullandığımız SQL veri tabanının artık maliyet ve performans olarak bir probleme dönüşmesinin önünü almak en önemli sebepler arasında yer almaktadır.

Şu anda projeyi standart bir şekilde iki ayrı Git Branch’inde tutuyoruz. Geliştirmeleri Dev’de yapıp, her şeyin tamam olduğunu gördükten sonra master’a Merge edip bütün süreçteki Deployment faaliyetini manuel olarak yürütüyoruz. Sık sık açıp üzerinde geliştirme yaptığımız bir proje olmasa da bu sürecin Azure DevOps ile tamamen manuel ve elle Deploy edilir bir halden çıkartılıp. Otomatik olarak Deploy eden, veri tabanında Migration’ları kendisi çalışan bir hale doğru ilerlemesi arzu ettiğimiz bir geliştirme süreci, bunu .NET Core ile daha verimli ve daha hızlı bir şekilde yapmanın önü .NET Framework’e göre oldukça daha esnek zira proje içerisinde paket yönetimi daha kolay bir şekilde tasarlanmış.

PEAKUP tarafından tamamen SaaS olarak geliştirilen uygulamalara geçiş yapan müşterilerin, bütün süreci bir kerede tamamlayıp kullanıcılarına ürünleri duyurduklarına gelen sıra dışı yükü Scale etmek için uygulama tarafında sürekli Azure Servis Planları arasında geçiş yapmaktaydık. Bu hem maliyet olarak hem de uygulamayı Scale etmek konusunda Azure Web Application tarafında birtakım kısıtlamalara neden oluyordu. Azure DevOps ile uygulamanın tamamen Container’lara taşınarak hem kendini Scale Down yapıp hem de ihtiyaç durumunda sınırsız sayıda Container ayağa kaldırarak bütün taleplere, aynı ve hatta daha yüksek hızda cevap vermesi de olmasını istediğimiz özelliklerden birisiydi! Projeyi geçirdikten sonra yaptığım testler ile aslında Docker ve Kubernetes ile ilgili atılacak adımlar için çok erken olduğunu gördükten sonra web uygulamasıyla devam etmeye karar verdim.

Karşılaştığım Problemler ve Çözümleri

  • Routing’de Değişiklik

Üzerinde neredeyse yarım günlük efor harcadığım bu problemle karşılaştığımda geçişin ne kadar sancılı olacağını tahmin etmeye başladım. Proje içerisinde kullandığımız Interface tasarımında iki adet GET metodu bulunuyordu ve bunlardan bir tanesi tüm kayıtları ötekiyse aldığı Id parametresine göre verileri döndürüyordu. Net Core tarafındaki Routing ile ilgili hatalı tasarımların önüne geçilmek için bu daha izin verilmediğini araştırarak öğrendim. Bu nedenle metot içerisindeki Id parametresini Nullable yaparak duruma göre farklı davranan tek bir metot ile devam etmeye karar verdim.

  • Entity Framework Core’daki Değişen İsimlendirmeler

Projeyi geliştirirken kullandığımız modellerin tamamını .NET Core’a geçerken birebir kullandım. Auto Migration sayesinde veri tabanında çıkacak Schema’nın birebir olmasından emindim ancak .NET Framework tarafında ilişkilerin kurulduğu alan isimleri herhangi bir karakter değişimine uğramazken .NET Core’da ilişki için kullanılan alanlar arasında alt çizgi eklendiğini gördüm. Bu nedenle Schema’yı birebir kurmak ve direkt olarak Production’daki verileri taşıyabilmek için haliyle [ForeignKey(“X_Id”)] Attribute’undan faydalanarak kolonlardaki verinin eski standartlara uymasını sağladım.

  • Veri Tabanın Taşınması

Veri tabanında hiçbir veri kaybetmeden yaklaşık 12GB civarındaki verinin kopyasını Azure üzerindeki bir sunucuya çektim. Oradan kendi bilgisayarıma zipleyerek indirdiğim için 12GB civarındaki veriyi 900MB text olarak kendi makineme aldım ve verinin geçişi ile ilgili senaryoları denemeye başladım. Weather (eski hava durumu verisi), Forecast (yeni yayına aldığımız hava durumu verisi) ve Currency tabloları bu veri tabanındaki büyüklüğün başlıca sebeplerindendi. Bu nedenle bu üç tabloyu tek tek geçirerek ilerlemeye karar verdim. Denediğim senaryolar arasında SQL içerisinde adeta benchmarking yaptığımı söyleyebilirim.

Çektiğim dosyayı komple bir veri tabanı üzerinde ayağa kaldırıp ardından verilerin girişini sağlasam da işlemler hem uzun sürüyor hem de belli bir yerden sonra hata verdiğinde bütün süre boşa gidiyordu. Bu nedenle her bir satırın tek tek taşınması ve iki farklı veri tabanındaki Schema’ların birbiri arasındaki uyumu görmek için SQL Management Studio içerisinde varsayılan olarak gelen Import Data seçeneğini tercih ettim. Bu aşamada Entity Framework’ün tarih tipindeki alanlar için .NET Framework’de datetime, .NET Core’da da datetime2 veri tipi farklılığı yarattığını gördüm.

Tekrar projeye dönüp Datetime alanlarının başına [Column(TypeName = “datetime”)]

Attribute’unu ekleyerek bu alanlarında Schema’da veri geçişi için bu şekilde kalmasını sağladım ve verileri başarılı bir şekilde kendi makinamda 15 dakikada taşıdım.

Production’da artık bir EF Core veri tabanı ayağa kaldırmak için Web Uygulaması açarak hem veri tabanını hem de uygulamayı Deploy ettim. Burada .NET Core kullandığım için Linux tipindeki Web Application ile ilerlemeye karar verdim ve sonrasında bazı problemler yaşadım. Bununla ilgili bir sonraki adımlarda bahsettim.

  • Cache Katmanında Kütüphane Değişikliğine Gidilmesi

Hem performans hem de API tasarımı daha iyi olmasının yanında kendisine özel geliştirilen JSON kütüphanesi ile daha performanslı bir önbellek çözümü sunan ServiceStack.Redis kütüphanesini kullanmaktaydık. Ancak hem bu geliştirmeyi yaptığımız Nuget kütüphanesinin uzun zamandır güncellenmediği için bu faydadan uzak kaldığımız hemde Connection Pooling ile ilgili performansını yeterince göremediğimiz için StackOverFlow tarafından geliştirilen StackExchange.Redis kütüphanesine geçiş yaptım.

  • Text. Json’daki Kritik Eksiklikler

Microsoft’un .NET Core içerisinde hem performans hem de JSON işlemleri için uzun zamandır saplantılı bir şekilde System.Text ve altındaki bütün kütüphanelerde geliştirme yaptığını söyleyebilirim. Benchmarking testleri yapıldığında System.Text Namespace’ini kullanan bir çok projede neredeyse her Framework versiyonunda büyük bir performans artışı görüldüğünü uzun zamandır takip ediyordum. Hem Newton.Json hemde ServiceStack.Redis’in JSON kütüphanesinden kurtulmak için API’dan dönen JSON’ları ve Cache’e veri okuma-yazma işlerinde Built’in gelen bir kütüphanenin daha iyi olacağını düşünerek tahmin ettim. Ancak sonrasındaki hayal kırıklığı çok büyük oldu! Zira Newton.Json’dan geçişle ilgili yayınlanan Microsoft dokümanında PreserveReferencesHandling, ReferenceLoopHandling gibi birçok özelliğin henüz geliştirilmediğini gördüm. Bu nedenle Built’in gelen bütün kodu geriye aldım ve Newton.Json ’la devam ettim.

  • Linux Web Uygulamasında Azure Tarafında Tamamlanmamış Özellikler

Uygulamayı öncelikle elle test edebileceğim ve sonrasında performans testleri yapabileceğim, herhangi bir Pipeline beklemeden, Staging sonradan devam etmek üzere standart bir şekilde ayağa kaldırdım. Publish ederek işlemi başlattım ve o gün Azure’da yaşanan bir saatlik bir kesinti ile şans eseri karşılaşıp uygulamada bir problem olduğunu düşündüm. İki saatimi kaybettikten sonra Microsoft tarafında bir Incident yaşandığını ve çalıştığımız Avrupa kıtasındaki bazı işlemlerde problem olabildiği bilgisini aldım. O sırada uygulamanın sonraki adımlarını incelemek üzere diğer çalışmalara başladım. Fark ettim ki kesintiyi iyi ki yaşamışım!

Döviz ve hava durumu ile ilgili çektiğimiz verilerin bazıları anlık akarken bazılarıysa saatlik gelmektedir. Bunları uygulama içerisinden çıkmadan, Azure Job olarak zaten daha öncesinde de ilerletiyorduk. Aynı şekilde kalmasına ve olacaklar ile ilgili problemleri gözlemek için Web Application içerisinde Web Job sekmesini aradığımda sekmeyi bulamadım! Önce uygulamanın Tier’ı ile alakalı olabileceğini düşündüğüm bu problem için uygulamayı bir üst Tier’a geçirdim ve Web Job tekrar gelmedi. Sonrasında araştırdığımda henüz Linux tipindeki Azure Web Application’larda birçok şeyin eksik olduğunu öğrendim. Kesintinin bitmesini beklemeden direkt uygulamayı sildim ve Windows tipinde yeni bir web uygulaması açarak devam ettim.

Bu aşamada bu kararı vermemin sebebi Load testlerde yakalanacak başarıya göre yapının tamamen Kubernetes ve Container üzerinden devam etmesiyle ilgili oldu.

  • Load Testlerin Yapılması

Herkesin Email Marketing şirketi olarak bildiği SendLoop’un mühendislik takımı tarafından geliştirilen hem ücretli hem de ücretsiz bir aracı bulunuyor. https://loader.io/ adresinden erişebileceğiniz bu Tool ile her zaman önce ilk testin buradan geçmesini bekler sonrasında da Apache’nin AB projesi ile yük testlerini gerçekleştiririm. 10,000 isteğe kadar çıkan bu ücretsiz Tool ile ilk test oldukça başarılıydı. Response Time’da ciddi düşüşler görülüyor ancak uygulama belli bir süre sonra yavaşlamaya başlıyordu.

Azure içerisinde Web Application’da Memory’de anlamsız bir şişme ve bir yerden sonra 1MB boyutunda bile yer kalmadığını fark ettim. İstekleri incelediğimde Redis Cache içerisinde kullandığım metodun verinin verilen Key üzerinde OverWrite yerine AddAndWrite senaryosu ile ilerlediğini fark ettim! Hemen bu problemi çözüp paketleri güncelledikten sonra testlere devam ettim.

SendGrid tarafında isteklerin başarılı bir şekilde geçtiğini gördükten sonra AB Tool’u ile testler yapmaya başladım. Bunun için internet bağlantısı çok iyi olarak bir sunucuyu kullandım. Artık her şey hazır ve DevOps’daki son adıma geçebilirdim.

  • DevOps Pipeline Kurulumundaki Yenilikler

Projeyi artık istek alır hale getirdikten sonra makalenin girişinde de bahsettiğim Production, canlı ortam ve son kod geliştirmesiyle birlikte çalışan Beta ve DEV olacak şekilde üç Stage’e ayırmaya başladım. Önce Master yani Production sonrasında da silsileyi takip edecek şekilde geçişleri tamamladım. Her bir Stage için ayrı veri tabanı açtım ve hepsini Master’dan taşımaya devam ettim.

Azure’un DevOps Pipeline’ında yaptığı bir arayüz değişikliği ile ilk defa karşılaştım. Artifact çıktısını Release adımına geçirirken burada bir Versionlama sistemiyle artık kütüphane alt yapısının yani ConnectionString, özel anahtarlar gibi ayarlar ile ilgili yapılan değişikliklerin de bir Step olarak eklendiğini öğrendim.

BADGE CRAWLER / Fırsat Eşitliği 03-Fülay YAŞA, Meltem TURGAN

Bagde Crawler Fırsat Eşitliği üçüncü serisinde bu hafta birbirinden yetenekli ve deneyimli FM Data İletişim kurucuları Fülay Yaşa ve Meltem Turgan bizlerle beraberdi. Sadece teknoloji sektöründe değil hangi iş alanında olursa olsun iki kadın girişimcinin kurduğu bir şirket görmek PEAKUP ailesi olarak bizi çok mutlu ediyor. Şimdi gelin onları daha yakından tanıyalım.

Fülay ve Meltem hanımın üniversite dönemlerine dayanan bir arkadaşlığı bulunuyor. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi bölümünde eğitimlerini tamamlayan ikili başlangıçta iletişim sektöründe farklı yerlerle çalışma imkanı sağlayarak deneyim kazandılar. Fülay Yaşa daha çok içerik ve medya kısmına yönelerek Hürriyet Gazetesi’nde 8 yıllık bir çalışma serüvenine atılırken Meltem Turgan ise kurumsal tarafta Vestel, Zorlu Holding gibi büyük firmalarda görev aldı. Bu geçen yıllarda artık kendilerinin yeterince geliştiklerine ve deneyim kazandıklarına inandıkları zamanda kendi işlerini kurmaya karar verdiler ve FM Data İletişim de 8. Yıllarını tamamladılar.

İletişim sektöründe yer almaya nasıl karar verdiler, üniversite dönemlerinden çalışma hayatına kadar sektörde kadın erkek dağılım oranları nasıl, kadınların iletişim becerileri daha mı kuvvetli, iki kadının birlikte çalışmasının sektörde getirebileceği avantajları ve dezavantajları var mı gibi soruların cevaplarını öğrendiğimiz Bagde Crawler Fırsat Eşitliği sohbetimizi tıklayarak izleyebilirsiniz.

Power BI – 2020 Mayıs Ayı En Beğendiklerimiz

Merhabalar sevgili okur! Power BI mayıs ayı güncellemeleriyle karşınızdayız. Geçen aya kıyasla bu ay güncellemeler daha yüzeysel kalmış. Arada dikkat çekebilecek konular her zaman olduğu gibi tabi ki var. Haydi hemen inceleyelim.

1-Apply All Filters

Filtre alanında buton yeniliği geldi. Bu da ne demek? Şöyle… Artık filtre uygularken bazı seçeneklerimiz var:

  • Filtre alanından seçtiğimiz değerlere göre hemen rapor değişebilir,
  • Filtre alanından filtre başlıklarına Uygula (Apply) butonu eklenebilir. Bu adımla filtrede seçimlerimiz yaptıktan sonra uygulanması için bu butona basılması gerekmektedir.
  • Filtre alanında tüm filtreleri tek seferde uygulayacak Uygula (Apply) butonu eklenebilir. Bütün başlıklarda filtrelerinizi yapıyorsunuz, ardından bu butona basıyorsunuz.

Bu özellik seçeneklerine  Seçenekler &Ayarlar (Option & Settings) penceresinden Query Reduction alanından erişebilirsiniz.

filtre tümüne uygulaBunun gerekliliği üzerine tartışma açılabilir ama açıkcası tüm bu yeni filtre bölmesi yeteneklerinin “Yok mu?” diye sorulduğunu biliyorum. O yüzden getirmekle bir kesimi mutlu edecekleri kesin. Bu arada artık bu güncellemeyle eski filtre paneline veda ediyoruz, bye sweety.

2- Görsel destekleyen butonlar

Butonlara sadece bir ifade yazmak yerine daha farklı görseller ve ifadeler kullanmak isteyenlere göre çok uygun bir özellik geldi. Devredışı, üzerine gelindi, tıklandı, varsayılan durum seçeneklerinin hepsine ayrı ayrı görsel koyabilirsiniz. Bunun için butonun kullanabileceğiniz seçeneği Fill (Doldur) alanından erişebilirsiniz.

buton image

3-Grafiğe gölge ekleme

Power BI mayıs ayı güncellemelerinin en öne çıkanı bu olsa gerek, gölge efektinin gelmesine çok sevindim! Grafik alanına boyut katan gölgelendirme oldukça kullanışlı oluyor. Önceden bu gölgeli alanları PowerPoint ‘de ayarlayarak Power BI ‘ın arka planına getiriyorduk. Bu arada gölgelendirme başlığının altında açısı, transparanlığı gibi bir sürü kullanılabilecek seçeneği de mevcut. Artık bunu yapmamıza gerek kalmadığı için geniş bir topluluk memnun kalacak. ❤ Yalnız Türkçe arayüz de kullansanız başlık Shadow olarak kalıyor. 😁

shadow, gölge

4- Conditional Page Navigation

Ön izlemede olan drillthrough(detaylandırma) buton özelliği artık genel kullanıma açıldı. Bununla kalmayıp üzerine bir de koşullu sayfa yönlendirmesi eklediler. Bu büyük bir adım. Bunun anlamı kişiye göre sayfa gösterebilirsiniz demek! Bunun detaylarını sonra hep beraber inceleyelim. Temel mantığı, DAX ibaresinde koşullara göre gideceği sayfanın adını yazmamız gerekiyor.

5-Feature Table (Preview)

Aslında bu ayın en ilgi çekici özelliğinden birisi. Önceden Power BI veri setleriyle çalışmak için bunları çalıştıracak olan Excel Analyzer eklentisini bilgisayarınıza indirmeniz gerekiyordu. Bu adımdan sonra da veri setinin bağlantısını indirmeniz gerekiyordu. Artık Power BI Dataset başlığını Excel’den bulabileceğiz. Ancak bu özelliğe sahip olmak için Office Insider programına dahil olmanız gerekmekte şu an için. İlerde tüm kullanıcılara bu özellik açılınca daha detaylı konuşacağımız anı bekliyorum!

filtre butonu

6- Yeni Veri Kaynağı

  • Witivio

Witivio, Microsoft 365 ve Power Platform ile entegrasyonu olan çalışanlar için kurumsal bir chatbot platformudur. Kod olmadan, kullanıcılar İK, BT Yardım Masası ve değişiklik yönetimi için sohbet botları tasarlayabilir ve izleyebilir. Chatbot yöneticileri kullanımı ve gelişmiş analitik inşa etme chatbots performansını izleyebilirsiniz.

Bu bağlayıcıyı Veri al iletişim kutusunun Çevrimiçi hizmetler bölümünde bulabilirsiniz .

  • Linkar bağlayıcı

Linkar, MultiValue Veritabanlarına verimli bağlantıyı kolaylaştıran bir bileşenler paketidir. Linkar SERVER, bağlantıları merkezileştiren ve DBMS lisans kullanımını optimize eden neredeyse tüm MultiValue Veritabanı platformlarıyla çalışır. İstemci uygulamaları, popüler diller için bağlantılarla Linkar SERVER aracılığıyla veritabanıyla etkileşim kurmak için Linkar CLIENT kitaplıklarını kullanır. Bu bağlayıcı, Linkar platformu üzerinden MultiValue Veritabanları ile kolay entegrasyon sağlar.

Bu bağlayıcıyı Veri  al iletişim kutusunun Veritabanı bölümünde bulabilirsiniz .

Web trendleri bağlayıcısı

Webtrends Analytics, web sitenizin veya SharePoint ortamlarınızın performansını ölçme nüansları için baştan sona Microsoft tarafından tercih edilen bir çözümdür. Bu bağlayıcı size noktası ile bizim Veri Ekstraksiyon API (DİNLENME) üzerinden Power BI içine veri almak ve kolaylığı sağlar. Bireysel bir profille ilgili tüm raporlar artık aynı anda kullanılabilir; artık sınırlı rapor listesi yok. Tarih aralığı seçenekleri, standart rapor dönemlerine ve özel tarih aralıklarına izin verecek şekilde genişletildi. Bağlayıcıyı kullanmak için Web trendleri olan bir müşteri hesabı gerekir.

Bu bağlayıcıyı Veri al iletişim kutusunun Çevrimiçi hizmetler bölümünde bulabilirsiniz .

Planview ProjectPlace bağlayıcısı

Projeler ve ekipler arasında işlerinizi yapın. Projectplace , tüm projelerin ve ödevlerin ilerlemesini kolay ve kullanıcı dostu bir şekilde planlamanıza, işbirliği yapmanıza ve izlemenize olanak tanır.
Bu bağlayıcı, ProjectPlace’ın ilerlemeye ilişkin tercih edilen raporlama yöntemi olarak Planview tarafından desteklenir. ProjectPlace bağlayıcısının mevcut kullanıcıları, bu yeni Planview bakımı yapılmış, sertifikalı bağlayıcıya ilişkin raporlarını yeniden oluşturmayı düşünmelidir.

Bu bağlayıcıyı Veri al iletişim kutusunun Diğer bölümünde bulabilirsiniz .

Shortcuts Business Insights bağlayıcısı

Shortcuts Business Insights konektörü, tüketmek okumak ve seçim satışı ürünü Kısayollar noktası aracılığıyla toplanan verileri analiz etmenizi sağlar. Bu verilere erişmek, randevu, işlem, müşteri, çalışan, ürün ve hizmet verilerinizden değerli iş bilgileri elde etmenizi sağlayacaktır. Bu bilgiler, işletmenizi tam potansiyeline çıkarırken müşterilerinize daha iyi hizmet vermenizi ve ihtiyaçlarını öngörmenizi sağlayacaktır.

Bu bağlayıcıyı Veri al iletişim kutusunun Diğer bölümünde bulabilirsiniz .

Vessel Insight bağlayıcısı

Vessel Insight , hizmet olarak sunulan bir gemiden kıyıya veri altyapısıdır. Hizmet, gemi sahiplerinin, operatörlerin ve gemi kiralayıcılarının tahrik, navigasyon, kargo, VDR gibi yerleşik sistemlerden alarm ve motor yönetim sistemleri gibi verileri yakalamasına olanak tanır. Vessel Insight, KONGSBERG Global Secure Network kullanarak buluta aktarmadan önce verileri toplar ve bağlamlandırır. Gemi Insight konektörü kolay entegre ve mevcut sistemler ve düzene raporlama ve karar verme ile damar verilerini birleştirmeyi kolaylaştırır.

Bu bağlayıcıyı Veri al iletişim kutusunun Diğer bölümünde bulabilirsiniz .

Zoho Creator bağlayıcısı

Zoho Creator , işletmeniz için özel uygulamalar oluşturmanıza olanak tanıyan düşük kodlu bir bulut yazılımıdır. Zoho Creator veri toplayabilir, iş süreçlerini veya iş akışlarını otomatikleştirebilir, raporlardaki verileri analiz edebilir ve uygulama kullanıcılarınızla işbirliği yapabilir. Zoho Creator bağlayıcısı, pivot raporunun yanı sıra verileri analiz etmenize ve Zoho Creator’daki tüm verileri temel alan bilgileri paylaşmanıza olanak tanır.

Bu bağlayıcıyı Veri al iletişim kutusunun Çevrimiçi hizmetler bölümünde bulabilirsiniz .

 

Power BI mayıs ayı öne çıkan güncellemeler bu şekilde!  Bu ayın güncellemesini indirmek için buraya tıklayabilirsiniz. Power bi ile ilgili diğer makalelerimize de buradan ulaşabilirsiniz. Kendinize iyi bakın.

Good game well played.

COO’muz KadirCan Toprakçı Özel Video Röportajı

Funda Güleç Yalçın ile COO’muz KadirCan Toprakçı’nın yaptığı röportajda gündemi, dijital iş yeri kavramını ve ofis içerisinde verimliliği artıran çözümümüz Velocity‘i  anlattığımız video röportajımızı izleyebilirsiniz.

BADGE CRAWLER / Fırsat Eşitliği 02- Nurgül Akşit

Kadınların işgücüne katılımı, hem dünya hem de Türkiye ekonomisi için önemli bir büyüme fırsatı yaratmaktadır. Bu düşünceyle yola çıktığımız ve teknoloji sektöründe birbirinden yetenekli kadın çalışanlarla sohbet ettiğimiz Badge Crawler Fırsat Eşitliği ikinci serisinde Gebze Organize Sanayi Bölgesi teknoloji bölümünde görev alan Nurgül Akşit konuğumuzdu.

Nurgül hanım, Sakarya Üniversitesi 2016 mezun olduktan sonra şu an Ticaret Üniversitesi Siber Güvenlik Yüksek lisans eğitimi görmekte. Aktif olarak daha önce bahsettiğimiz Gebze Organize Sanayi Bölgesinde Kule isimli Türkiye de kurulan ilk data center’da bünyelerinde bulunan sanayicilere veri merkezi, siber güvenlik ve telekomünikasyon hizmeti veren ekibin içinde yer alıyor. Dikey uzmanlığı bilgi üzerine yoğunlaştığını belirten Nurgül hanım hobi olarak bilişim hukuku ile ilgileniyor.

Erkek popülasyonun çok olduğu sanayi ve fabrikalarda bir kadın olarak zorluklarla karşılaşıyor mu, nasıl bir çalışma ortamı var, bu alanda çalışma istediği olan kadınlara nasıl önerilerde bulunacağına dair konuştuğumuz Badge Crawler Fırsat Eşitliği sohbetimizi tıklayarak izleyebilirsiniz.

ICT Medya KadirCan Toprakçı Özel Röportajı

PEAKUP COO’su Kadircan TOPRAKÇI: “İçinden geçtiğimiz bu süreçte öğrendiğimiz her şeyin kalıcı hale gelmesi ve sürdürülmesi için öncelikle içselleştirilmesi gerekli. Bu içselleştirme bize deneme, yanılma, hataların üstesinden gelme ve kendine özgü deneyimler elde ederek diğer insanlara aktarabilme sürecini tetiklediği için aslında kritik. Çünkü kullanılan birçok dijital araç genel kitlelere hitap etmek için oluşturuluyor ve sizin ihtiyaçlarınıza göre özelleştirilebilmesi için kişisel deneyimlere gereksinim var.”

İşlerin çoğu uzaktan takip edilecek

PEAKUP COO’su Kadircan Toprakçı, korona virüs nedeniyle dünyada olduğu gibi Türkiye’de de çalışanların çoğunun işlerini evden takip ettiğine işaret etti. Bu durumun dijital platformlar üzerinden uzaktan çalışma sistemini zorunlu hale getirdiğini belirten Toprakçı, “Özellikle salgının hızla yayılacağının ön görülmesi, eğitim sisteminde de köklü bir değişikliğe gidilmesine neden oldu. Okullarda yüz yüze eğitim, yerini TV ve internet ortamına bıraktı.” dedi.

Yaşanan süreç incelendiğinde aslında yeni geliştirilen uygulamaların ötesinde zaten var olan birçok çözümün kullanıma sokulduğunu belirten Toprakçı, “Hatta bazı büyük ölçekli kurumlar için aslında satın alınmış ancak kullanılmayan pek çok ürün kullanılır hale geldi diyebiliriz. Bu durumun asıl nedeni doğru ürünlere karar vermek veya satın almanın ötesinde kullanıcıların söz konusu yeni teknolojik araçlara adaptasyonunu sağlamanın zorlukları diyebiliriz. Bir anlamda değişim yönetimini doğru yapıyor olmak her zaman çok önemli, şimdi yaşadığımız salgın nedeniyle kullanıcılar kendiliğinden bu duruma hazır hale geldi bu da sürecin bu kadar yoğun ve aralıksız yaşamıyor olmasını açıklıyor aslında.” diye konuştu.

Uzaktan çalışmanın avantajları

Toprakçı, uzaktan çalışmanın şirket ve öğretim kurumları için sağladığı fayda konusunda ise şunları söyledi: “Uzaktan çalışma şirketler ve öğretim kurumları için fark etmeksizin temel bir fayda sağladı o da zamandan tasarruf. Herkesin trafikte geçirdiği süre şu an ortadan kalktığı için özellikle İstanbul gibi yoğun trafik mağduriyeti yaşayan şehirlerde ofiste çalışan veya okuluna giden bireyler için günde 2-3 saatlik bir kazanım söz konusu diyebiliriz. Bu durum ev ortamında çalışma için hazırlıkların minimumda olması gibi nedenleri üst üste eklediğimizde ciddi oranda verimliliği etkiliyor. Kovid-19 İle yeni bir teknoloji çağının başladığı çok net, bu yeni süreci tüm avantaj ve dezavantajlarını bilerek içselleştirmek ve buna uygun yeni süreçler tasarlamak çok kritik. Örneğin, biz toplum olarak birbirimizle yüz yüze iletişim halinde olmayı çayı, kahveyi birlikte içmeyi, okul arkadaşlarımızla tenefüse çıkmayı çok severiz. Bu gibi durumların mümkün olmaması bu süreçte bireylerin motivasyonunu negatif etkilediği durumlar var, kişiler birbirinden uzak olduğu için motivasyonu tekrar kazanmak genellikle kişinin kendinde biten bir durum olarak kalıyor ancak her karakter profili bu durumla baş edebilecek özelliklerde olmuyor. Dolayısıyla eğitim kurumlarında öğretmenlere, iş yerlerinde ise insan kaynakları ve yöneticileri ciddi sorumluluklar düşüyor.”

Kadircan Toprakçı, tüm bu sürecin sürdürülebilir şekilde devam edebilmesi İçin gerekenler konusunda şu değerlendirmede bulundu: “Bahsettiğimiz gibi şu an İhtiyaç duyduğumuz birçok teknolojik araç zaten hali hazırda mevcut, yapmamız gereken doğru şekilde implementasyonu yaptıktan sonra kullanıcılarımızın uzaktan bu sürece adaptasyonu sağlayacak farkındalık, istek, yetkinlik gibi temel yapı taşlarını doğru sağlamak ve uzun vadede kullanıcılara doğru şekilde destek olabilmek. Yerli ve milli birçok çözüm bu süreci başarılı biçimde destekliyor örneğin Velocity, kurum içi portal çözümü şirketler İçin fiziksel Ofis ortamının dijital bir ikizini oluşturuyor ve şirketteki tüm bilgiyi tek bir portal üzerinden çalışanlarla paylaşabiliyor, doğum günlerini kutlayabiliyor, değişen prosedürleri takip edebiliyor ve dokümanlara ortak bir alandan erişmenizi sağlıyor. Okullar için ise şu an tüm öğrenciler uzaktan eğitim görmeye devam ediyor ancak okulun içerisindeki öğretmen ve öğrencilerle tüm iletişimleri etkin şekilde ilerletilemiyor. Velocity, okullar için öğrencilerin birlikte bulunabileceği, duyuruları, eğitim takvimini, arkadaşlarına dair iletişim bilgilerini tek bir yerden görebilir ve iletişimi daha etkin hale getirebilir.

BT Departmanlarına oldukça iş düşüyor

Tüm dijital uygulamalara geçiş süreci Bilgi Teknolojileri (BT) departmanları için çok ciddi bir yoğunluk getiriyor. Türkiye Avrupa ortalamasının oldukça altında toplam çalışan istihdamının %1 ‘i civarında bir teknoloji çalışanı istihdamına sahip bu durumu sürdürebilmek için BT ekiplerini destekleyici çözümlere ağırlık vermek de çok önemli örneğin çalışanların en sık karşılaştığı problemlerden biri tüm bu dijital uygulamalara giriş yapılmasını mümkün kulan e-posta adresi ve parola gibi kullanıcı bilgileri kullanıcılar tarafından unutulması veya bir güvenlik önlemi nedeniyle sıfırlanması durumunda hızlıca BT ekiplerine destek talebinde bulunuluyor, Ar- Ge merkezimizdeki çalışmalar sonucu çıkmış olan PassGate çözümü ile şirketler ve okullar tüm kullanıcıları alışkın olduğu basit bir SMS İle otomatik bir şekilde kimseye İhtiyaç duymadan yapabilmesi başta bahsettiğimiz kullanıcı adaptasyonunu oldukça hızlandırırken BT ekiplerinin de bu olağan dışı yoğunluk dönemini başarıyla yönetmesini sağlıyor.

İnternet altyapımız iyi bir sınav verdi

Toprakçı’ya göre salgın sürecinde Türkiye’nin internet altyapısı iyi bir sınav verdi. Ağlarda yaşanan yoğunluklara rağmen büyük çapta bir kesinti yaşanmadı. Bu noktada; Türkiye’nin İnternet altyapısının iyi olduğunu, hız konusunda yaşanan genel sorunların aşılması gerektiği bilgisini çıkarabiliriz. Eğitim siteminin tüm öğrenciler için uzaktan yapılması nedeniyle özellikle çocukların ve gençlerin internet kullanımında ciddi bir artış Olduğu net bir şekilde ortada. Eğitim materyallerinin de çevrimiçi olması bu oranı artıran bir diğer unsur. Virüsün çok hızlı şekilde yayılması ve yapılan “evdekal” çağrıları sonucu internette geçen zamanımız ve çevrim içi olma halimiz daha çok arttı.

Şirketler, bazı devlet kurumları ve bağımsız oluşumlar daha önce ücretli ya da sınırlı olan içeriklerini ücretsiz sunma yoluna gitmeye başladı. Birçok şirketin krizin ilk haftalarını işlerin nasıl uzaktan sürdürülebileceğini anlamakla geçirdiğini söyleyen Toprakçı şöyle devam etti: “Temel olarak şirketlerin bu süreçte bir ihtiyaç analizi yapmış da oldular. Gördüğümüz en temel ihtiyaçlar kesintisiz iletişimi sağlayacak ortak çalışma platformları, kullanıcıların BT yardım masalarına kullanıcı kimlikleriyle İlgili problemlerle gelmesini karşılayacak self-servis BT uygulamaları ve tüm bu iletişim, uzaktan erişim ve dosya paylaşımı gibi süreçleri güvenli yapabilmemizi sağlayacak siber güvenlik çözümleri olarak değerlendirilebilir. Bu kapsamda yatırımların fiziksel donanımlardan öte hızlıca kullanıcıların adapte olabileceği yazılım uygulamaları ve güvenlik çözümlerine yönelik olduğunu görüyoruz. Hali hazırda son birkaç haftadır ciddi sayıda bu sistemlerin kullanılması veya yeni uygulamaların alınmasına yönelik talepler alıyoruz. Burada önemli Olan, sadece şirketler, kurumlar teknoloji yatırımlarına ağırlık vermeyecek. Devletler de bu konuda büyük yatırımlara imza atacak. İnternet servis sağlayıcılarının bu sıkıntılı dönem geçene kadar ücretlendirmeleri aşağı yönlü revize etmeli veya fatura ödemelerini ileri tarihlere ötelemeleri gerekli. Özellikle yoğunluklu kullanılan yüksek indirme (download)-düşük internete yükleme (upload) kapasiteli paketlerdeki upload miktarlannı arttırmaları bu süreçte kullanılan tüm görüntülü konuşma ve birlikte çalışma araçlarını düşündüğümüzde ekonominin minimum hasarla bu süreci atlatması adına çok önemli. Yaygın bir uzaktan çalışma ve eğitim için bireylerin bu imkanlara eşit ulaşabilmesi gerekli.

Dijital araçlara erişimde eşitlik olmalı

PEAKUP COO’su Kadircan Toprakçı, Türkiyede teknolojik imkanlara ulaşma noktasındaki eşitsizliği ortadan kaldırmak İçin yapılması gerekenlerle, eğitimlerin verimli olabilmesi için atılması gereken adımlar konusunda ise şunları söyledi: “Uzaktan eğitim TRT okul ve Anadolu Üniversitesi’nin uzaktan öğretim uygulamalarında hem televizyon hem internet aracılığıyla uzun zamandır kullanımdaydı ancak bu süreçlerdeki katılım oranlarının etkin biçimde kontrol edilememesi ve İnteraktivitenin eksikliği kalıcı bir dijital öğrenme süreci için temel gerekliliklerden diyebiliriz. Bu sürecin doğru tespitini yapabilmek için çalışanlardan veya öğrencilerden öte biraz da öğretmenler ve yöneticiler tarafına bakmanın doğru olacağını düşünüyoruz. Pazarlama ekibimizden Damla Kızanlık’ın yaptığı Pazar araştırmalarında aslında adaptasyondaki temel sıkıntının öğretmen ve yönetim kademelerinin bu sürece hazırlıksız yakalanmasına bağlandığı bir nokta var, çünkü çalışan birçok kişi ve öğrencilerin hemen hepsi teknolojinin içerisine doğmuş kişiler bu kişilerde adaptasyon kendin kendine sağlanabilir bir durumken öğretmen ve belirli bir yaşın üzerindeki yöneticiler için bu durum birebir destek olunması gereken bir duruma dönüşüyor. Bu süreçte öğrendiğimiz her şeyin kalıcı hale gelmesi ve sürdürülmesi için özellikle bu grupların yeni süreçleri içselleştirmesi ve yaşayış biçimi haline getirmesi çok önemli. Bu içselleştirme bize deneme, yanılma, hataların üstesinden gelme ve kendine özgü deneyimler elde ederek diğer insanlara aktarabilme sürecini tetiklediği için aslında kritik, çünkü kullanılan birçok dijital araç genel kitlelere hitap etmek için oluşturuluyor ve sizin ihtiyaçlarınıza göre özelleştirilebilmesi için kişisel deneyimlere gereksinimi var. Dolayısıyla etkin bir dijital çalışma ortamı oluşturabilmek için atılması gereken ilk adımlar bu yönde olmalı.

Bireylerin ve işletmelerin dijital araçlara erişimi için fırsat eşitliği olmalı. Bu süreçte özellikle kamu kurumları tarafından Kovid- 19 için verilen sağlık temelli destekler kadar dijitalleşmeye dair desteklerin sağlanması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle KOSGEB ve Ticaret Bakanlığı gibi kurumlar ciddi sayıda işletmeye dokunuyor. Bu süreçte işletmelerin dijitalleşmeye yaptığı harcamalar için kaynak sağlamak üzere düşük bütçeli destek kalemleri dahi çok etkin bir şekilde ekonomiye katkı sağlayacaktır. Aslına bakarsanız Şu an fiziki açıdan mümkün olmayan fuar katılımı ve benzeri desteklerdeki bütçeler bile söz ettiğim şekilde yeniden tasarlansa en azından ekonomik olarak sürdürülebilir bir dönüşüm süreci oluşturulabilir.

Dijital dönüşüm hız kazanacak

Toprakçı, dijital dönüşümün hız kazandığı bir dönemde yaşadığımıza dikkat çekti. Uzaktan çalışma sistemine geçişle birlikte; bildirimlerin alındığı ve filtrelendiği etkinlik alanları, belge ve fotoğraf paylaşılan Chat odaları, arşivdeki dosyalara kolayca ulaşabilme, dosyalar üzerinde ekip arkadaşlarıyla eş zamanlı çalışabilme, görüntülü görüşme, duyuru paylaşma ve toplantı organize edebilme gibi birçok konuda destek veren uygulamaların kullanımının arttığını belirten Toprakçı şöyle devam etti: “Bir taraftan uzaktan çalışma durumunun zorunluluğu, bir taraftan da yatırımın doğru yapılabilmesi için hemen hemen kurumların birçoğunun yaptığı seçim bulut teknolojileri odağında. Salgın dönemi öncesinde de bulut teknolojilerinin tüm BT seçimlerini etkileyeceğini görüyorduk ancak bu süreç 4-5 yıl kadar bu değişimi öne aldı diyebiliriz. Aslında salgın öncesinde konuştuğumuz yapay zeka, blok zinciri gibi pek çok kavram bulut teknolojileri ile yoğunluğunu arttırdı. Bu nedenle salgın sürecinin bu ilk 6 ay yıllık döneminde daha BT altyapı teknolojileri, uzaktan çalışma İçin gerekli İletişim ve birlikte çalışma uygulamalarını göreceğiz bu süreci fiziksel ortamlarda sürdürdüğümüz kağıt temelli iş süreçlerinin dijitalleşmesi ve iş analitiği sistemleri takip edecek. Söz ettiğim bu dönüşüm bizi yapay-zeka, blok zinciri , I0T gibi konulara hazır hale getirecek ki genel itibariyle bu teknolojilerin yoğun faydasını iş süreçlerimize entegre çözümlere dönüştükçe göreceğiz. Örneğin, uzaktan çalışırken dijital olarak iletilen muhasebe evraklarının doğruluğuna görüntü İşleme ve yapay zeka uygulamalarıyla analiz eden sistemler süreçlerin ciddi ölçüde verimliliğini arttıracak veya blokzincirle işe alım ve sözleşme süreçlerinin değişmesi mümkün hale gelecek. Tüm bu teknolojilere hem öğretim kurumları hem de özellikle insan kaynağı yönetimi açısından baktığımızda sanal gerçeklik (virtual reality), karma gerçeklik (mixed reality) gibi teknolojilerin öğrenme sürecini baştan yapılandırmasını bekliyoruz. Hem okullarda hem de yeni işe başlayan çalışanlarda öğrenme sürecini uzaktan yapabilmek ve hızlandırmak İçin özellikle karma gerçeklikle tasarlanmış öğrenme yöntemleri süreçlerin verimliliğini pozitif yönde etkileyecek”

Bu süreçte güvenlik ön planda olacak

PEAKUP COO’su Toprakçı, uzaktan çalışma ve eğitim sistemlerinin beraberinde getirdiği güvenlik risklerini ise şöyle değerlendirdi: “Uzaktan çalışma hayatımızın gerçeği oldukça ve şu an yaşadığımız realitede olduğu gibi fiziksel çalışma alanlarımızın yerini dijital alanlar aldıkça siber-güvenlik alanı tüm seçimlerimizde birincil dikkat unsuru haline dönüşmeye devam edecek. Bu süreçte şirketler iş sürekliliğini sağlamak için hızlı birçok adım atmaya çalışırken güvenlik, atlanmaması gereken çok önemli bir başlık. Bu konuya özensiz bir biçimde yaklaşmak ve şunu bir atlatalım onu da düşünürüz demek bu salgını henüz atlatamamışken bir siber salgını peşinden getirebilir. Bu nedenle şirketlerin ihtiyaçları olan uzaktan çalışma uygulamalarını seçerken mutlaka güvenlik perspektifinden ele almaları ve birlikte çalıştıkları uzmanların görüşüne başvurmaları önemli.

İş sürekliliğini sağlayacak uygulamalar seçilmeli

İş sürekliliğini sağlayacak uygulamaları seçerken kaybedecek zamanımızın olmaması bu durumda strese sebep olacaktır, buradaki en akıllıca seçim hali hazırda uluslararası güvenlik kriterlerini sağlamış çözümleri tercih etmek BT ekipleri için oldukça faydalı olacaktır. Salgın sürecinin kökten değiştirdiği uzaktan çalışma ile eğitim ve çalışma hayatının sürdürülmesi, tüm siber-saldırıların odağına dijital kimlik kavramını getirdi. Aslında fiziksel hayatımızda nüfus cüzdanımız, banka kartlarımız ne ise dijital dünyada da tüm bilgilerimize erişimin temeli kullanıcı adı ve ilişkili parola bilgisi. Kullanıcı adı genellikle e-posta adresimiz ile ilişkili olduğunu düşünürsek tek bir unsur geriye kalıyor o da parola. Öncelikli Olarak bireyleri koruyabilmek için belirli standartlarda parolaların oluşturulması belirli aralıklarla veya belirli güvenlik ihtiyaçları doğrultusunda değiştirilmesi en kritik konu. Dolayısıyla öncelikli konu ister bireysel ister kurumsal işlerimiz olsun 8 karakter ve üzeri sayı, harf ve soru işareti, parantez gibi özel karakterlerden oluşan bir parola oluşturulması. İşletmeler ve öğretim kurumları kullanıcıların bu süreci zorluk yaşamadan atlatabilmesi için PassGate gibi SMS tabanlı parola yönetimi çözümlerini tercih edebilirler. Güçlü bir parolanın sağlanması sonrası ikinci başlığımız özellikle işletmeler için doğru tasarlanmış bir güvenlik izleme ve aksiyon sisteminin kurgulanması.

Siber saldırılar virüsler gibi sürekli kendini yeniliyor ve değişim geçirerek en zayıf noktalara saldırıyor bu da bu saldırıların kullanıcıları korumak İçin aldığımız önlemleri aşabilmesi mümkün. İşte bu noktada güvenlik ihlallerinin mümkünse ilk anda erken teşhisi ve önceden tanımladığımız güvenlik prosedürlerinin otomatize bir biçimde sistemler tarafından uygulamaya konması. Bir örnekle açıklık getirmek gerekirse bir çalışanın hesabına izinsiz erişim olduğu anda sistemlerin alarm üretmesi sonrasında bu kullanıcıyı geçici süre karantinaya alıp şirket verilerine erişimin kısıtlanması gibi aksiyonlar bizlerin yıllardır önerdiği ve uygulamak üzere eğitimler verdiği, işletmelerle çalıştığı bir konu.

Siber saldırılara karşı önlemler alınmalı

Siber saldırıların yayılma hızını düşündüğümüzde bu süreçteki ince noktayı görüyoruz, güvenlik önlemleri mümkün olduğunca önceden tasarlanmış durumlara göre yapay-zeka katkısıyla akıllı tepkiler veren sistemler tarafından düşünmeksizin yürütülmeli çünkü hem farkına varmamızın mümkün olmadığı durumlar yaşıyoruz hem de farkına vardığımızda genelde BT ekiplerini arayıp destek isteyecek kadar zamanımız olmuyor.”